zulüm

zorba

Fa zōrbāz زورباز zgüç gösterisi yapan, pehlivan

zorunlu

YTü zorun mecburen +lI(g) TTü zor +(I)n

zuhur

Ar ẓuhūr ظُهُور z [#ẓhr fuˁūl msd.] 1. belirme, görünme, 2. görüntü, parıltı, gösteriş Ar ẓahara ظَهَرَ zışıdı, parladı, belirdi

zula

Yun zúla ζούλα z1. tabaka haline getirilmiş esrar, 2. kaçak (mal), gizli (yer) Yun zuló ζουλώ zsıkmak, ezmek, bastırmak

zulmet

Ar ẓulma(t)/ẓulūma(t) ظُلْمَة z [#ẓlm fuˁla(t) mr.] karanlık Ar ẓalima ظَلِمَ zhava karardı

zulüm

[ anon., Mukaddimetü'l-Edeb terc., y. 1300]
ẓulm ḳılıştılar = küç idiştiler [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
kendü kendü nefsüme ẓulm eyledüm

Ar ẓulm ظلم z [#ẓlm fuˁl msd.] a.a. Ar ẓalama ظَلَمَ zzulmetti ≈ Ar ẓalima ظَلِمَ zkarardı (≈ Akad ṣulmu siyah ≈ Akad ṣalāmu karanlık olma )

Benzer sözcükler: zulmetmek

Bu maddeye gönderenler: mazlum, mezalim, tazallüm, zalim, zulmet (sanem)


21.02.2018
zum

İng zoom (uçak) pike yapma, (kamera) ani yaklaşma İng zoom çizgi romanlada uçak sesi

zurna

Fa sūrnāy/surnā سورناى/سرنا zbir üflemeli çalgı, zurna

zü+

Ar ḏū ذو z [#ḏw] sahip, malik

zübde

Ar zubda(t) زُبدة z [#zbd fuˁla(t) mr.] 1. sütün kaymağı, tereyağı, 2. öz, hülasa Ar zabada زَبَدَ zyayık çalkaladı

zücaciye

Ar zucāc زجاج z [#zcc] cam +īya(t)1 Aram zagāg זַגָג z [#zgg] camcı ≈ Aram zgūgīthā זְגוּגִיתָא zcam