ziyade

zirve

Ar ḏirwa(t) ذروة z [#ḏrw fiˁla(t) mr.] her şeyin üst ve yüksek kısmı, özellikle deve hörgücü <? Ar ḏarā ذرا zsaçtı, yele savurdu

zirzop

?

zişan

Ar ḏū şāˀn ذو شأن zşanlı, ün sahibi § Ar ḏū ذو zsahip Ar şāˀn شأن zün

ziya1

Ar ḍiyāˀ ضياء z [#ḍwA fiˁāl ] ışık, ışın Ar ḍāˀa ضَاعَ zışıdı, parladı

ziya2

Ar ḍiyāˁ ضِيَاع z [#ḍyˁ fiˁāl msd.] kaybolma, telef ve heder olma Ar ḍāˁa ضَاعَ zkayboldu, zayi oldu

ziyade

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250 (1444)]
ziyādat ola ˁadl [ziyade olsun adalet] [ Codex Cumanicus, 1303]
superfluum - Fa: ziada - Tr: artχan vel artuk [artġan, artuk]

Ar ziyāda(t) زيادة z [#zyd fiˁāla(t) msd.] 1. artış, çokluk [isim], 2. artık, çok [sıfat] Ar zāda زاد zarttı, çoğaldı

Benzer sözcükler: ziyadece, ziyadeleşmek

Bu maddeye gönderenler: mezat, müstezat, müzayede, tezyit, yezit, zait


09.04.2015
ziyafet

Ar ḍiyāfa(t) ضيافة z [#ḍyf fiˁāla(t) msd.] konuk ağırlama, konukseverlik Ar ḍāfa ضَافَ zkonuk oldu

ziyan

Fa/OFa ziyān زيان zzarar ≈ Ave zyā-, zinā- zarar vermek (≈ Sans cyāni ज्यानि zhasar, kayıp, zarar )

ziyaret

Ar ziyāra(t) زيارة z [#zwr fiˁāla(t) msd.] birinin yanına gitme Ar zāra زار zziyaret etti

ziynet

Ar zīna(t) زِينة z [#zyn fiˁla(t) mr.] süs, bezeme Ar zāna زَانَ zbezedi

zo(o)+

Fr/İng zoo+ [bileşik adlarda] hayvan EYun zoîon/zôon ζῳον/ζῶον zyaşayan şey, hayvan EYun záō ζάω zyaşamak +ion << HAvr *gʷíh₃-woh₂ (*gʷī́-wō) HAvr *gʷei̯h₃- (*gʷei̯o-) canlı olmak, yaşamak