ziya2

ziruh

Ar ḏī rūḥ ruh sahibi, ruhu olan canlı

zirve

Ar ḏirwa(t) ذروة z [#ḏrw fiˁla(t) mr.] her şeyin üst ve yüksek kısmı, özellikle deve hörgücü <? Ar ḏarā ذرا zsaçtı, yele savurdu

zirzop

?

zişan

Ar ḏū şāˀn ذو شأن zşanlı, ün sahibi § Ar ḏū ذو zsahip Ar şāˀn شأن zün

ziya1

Ar ḍiyāˀ ضياء z [#ḍwA fiˁāl ] ışık, ışın Ar ḍāˀa ضَاعَ zışıdı, parladı

ziya2

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
dest-zede-i pençe-i żıyāˁı olmayan [yenilginin pençesinden darbe yemeyen]

Ar ḍiyāˁ ضِيَاع z [#ḍyˁ fiˁāl msd.] kaybolma, telef ve heder olma Ar ḍāˁa ضَاعَ zkayboldu, zayi oldu

Benzer sözcükler: izae

Bu maddeye gönderenler: zayi


06.08.2015
ziyade

Ar ziyāda(t) زيادة z [#zyd fiˁāla(t) msd.] 1. artış, çokluk [isim], 2. artık, çok [sıfat] Ar zāda زاد zarttı, çoğaldı

ziyafet

Ar ḍiyāfa(t) ضيافة z [#ḍyf fiˁāla(t) msd.] konuk ağırlama, konukseverlik Ar ḍāfa ضَافَ zkonuk oldu

ziyan

Fa/OFa ziyān زيان zzarar ≈ Ave zyā-, zinā- zarar vermek (≈ Sans cyāni ज्यानि zhasar, kayıp, zarar )

ziyaret

Ar ziyāra(t) زيارة z [#zwr fiˁāla(t) msd.] birinin yanına gitme Ar zāra زار zziyaret etti

ziynet

Ar zīna(t) زِينة z [#zyn fiˁla(t) mr.] süs, bezeme Ar zāna زَانَ zbezedi