zir

zincifre

Ar/Fa zancafr/zincifr زنجفر zkızıl renkli bir mineral ve bundan elde edilen boya, civa sülfit Aram zngūprā/sūngprā זנגופרא/סונגפרא za.a. Fen

zincir

Fa zancir/zincīr زنجير zzincir << OFa zangīl a.a.

zindan

Fa zindān زِندان zhapishane << OFa zēndān 1. silahhane, cephane saklama yeri, 2. zindan OFa zēn silah (≈ Ave zaena a.a. )

zinde

Fa zinde زنده zcanlı, diri << OFa zīvandag a.a. OFa zīvistan yaşamak, canlı olmak +anda << HAvr *gʷih₃-wó-s (*gʷī-wó-s) HAvr *gʷei̯h₃- (*gʷei̯o-) canlı olmak, yaşamak

zinhar

Fa zinhār/zinahār زنهار zaman! sakın! (ünlem) § Fa az [bileşik adlarda] +den (edat) Fa nahār نهار zkorku, vehim, bela, sakınacak şey

zir

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
zīr ü bālā yirleri [alt ve üstte yerleri] bellü beyān zir ü zeber [ Meninski, Thesaurus, 1680]
zīr ü zeber ve χāke beraber [altüst ve yerle yeksan] ziri zemin [ Meninski, Thesaurus, 1680]
zīri zemīni ve evci āsumāni tecessüse başladı [yerin altını ve göğün üst tabakasını kurcalamaya başladı]

Fa zīr زير zaşağı, alt << Fa *az īr alttan OFa ēr a.a. ≈ Ave aḏairi a.a. ≈ Sans ādhara आधर za.a.

Benzer sözcükler: zirizemin, zirüzeber

Bu maddeye gönderenler: zira


21.04.2015
zira

Fa zīrā زيرا zçünkü, şundan ötürü Fa zīr زير zalt

ziraat

Ar zirāˁa(t) زراعة z [#zrˁ fiˁāla(t) msd.] 1. ekin ekme, tohum saçma, 2. çiftçilik Ar zaraˁa زرع zekin ekti, tohum attı

zirkon

Fr zircon kızıl renkte bir süs taşı Alm Zirkon a.a. (İlk kullanım: 1789 Martin Heinrich Klaproth, Alm. kimyacı.) Ar zarḳūn زرقون z1. parlak kırmızı renk, 2. bu renkte bir süs taşı Fa āzargūn آزرگون z1. ateş rengi, 2. şakayık çiçeği, parlak kırmızı renk § Fa āzar آزر zateş Fa gūn گون zrenk (≈ Aram zarag/zargon זַרְגוּן zşakayık çiçeği, şakayık rengi )

ziruh

Ar ḏī rūḥ ruh sahibi, ruhu olan canlı

zirve

Ar ḏirwa(t) ذروة z [#ḏrw fiˁla(t) mr.] her şeyin üst ve yüksek kısmı, özellikle deve hörgücü <? Ar ḏarā ذرا zsaçtı, yele savurdu