zinhar

zina

Arapça zny kökünden gelen zināˀ زناء z "gayrimeşru cinsel ilişkiye giren" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice zny kökünden gelen zənā זְנָא z "zina etti, gayrımeşru ilişkiye girdi" fiilinden alıntıdır. Bu sözcük İbranice zny kökünden gelen aynı anlama gelen zānāh וָנָה z fiili ile eş kökenlidir.

zincifre

Arapça ve Farsça zancafr veya zincifr زنجفر z "kızıl renkli bir mineral ve bundan elde edilen boya, civa sülfit" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen zngūprā veya sūngprā זנגופרא/סונגפרא z sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Fenike dilinde bir sözcükten alıntıdır.

zincir

Farsça zancir veya zincīr زنجير z "zincir" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen zangīl sözcüğünden evrilmiştir.

zindan

Farsça zindān زِندان z "hapishane" fiilinden alıntıdır. Farsça fiil Orta Farsça zēndān "1. silahhane, cephane saklama yeri, 2. zindan" fiilinden evrilmiştir. Bu sözcük Orta Farsça zēn "silah" sözcüğünden türetilmiştir. (NOT: Orta Farsça sözcük Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen zaena sözcüğü ile eş kökenlidir. )

zinde

Farsça zinde زنده z "canlı, diri" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen zīvandag sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Orta Farsça zīvistan "yaşamak, canlı olmak" fiilinden +anda ekiyle türetilmiştir. Orta Farsça fiil Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *gʷih₃-wó-s (*gʷī-wó-s) biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *gʷei̯h₃- (*gʷei̯o-) "canlı olmak, yaşamak" kökünden türetilmiştir.

zinhar
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, 1250? yılından önce]
uluġsınma zinhār uluġ bir bayat [büyüklenme sakın, büyük olan sadece Allah] [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, 1451 yılından önce]
zīnehār gey sakın, bu ḥāla kimse vāḳıf olmasun

Köken

Farsça zinhār veya zinahār زنهار z "aman! sakın! (ünlem)" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça az "[bileşik adlarda] den (edat)" ve Farsça nahār نهار z "korku, vehim, bela, sakınacak şey" sözcüklerinin bileşiğidir.


12.08.2017
zir

Farsça zīr زير z "aşağı, alt" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça yazılı örneği bulunmayan *az īr "alttan" biçiminden evrilmiştir. Bu sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen ēr sözcüğünden türetilmiştir. Orta Farsça sözcük Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen aḏairi sözcüğü ile eş kökenlidir. Avestaca sözcük Sanskritçe aynı anlama gelen ādhara आधर z sözcüğü ile eş kökenlidir.

zira

Farsça zīrā زيرا z "çünkü, şundan ötürü" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça zīr زير z "alt" sözcüğünden türetilmiştir.

ziraat

Arapça zrˁ kökünden gelen zirāˁa(t) زراعة z "1. ekin ekme, tohum saçma, 2. çiftçilik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça zaraˁa زرع z "ekin ekti, tohum attı" fiilinin fiˁāla(t) vezninde masdarıdır.

zirkon

Fransızca zircon "kızıl renkte bir süs taşı" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Almanca aynı anlama gelen Zirkon sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: 1789 Martin Heinrich Klaproth, Alm. kimyacı.) Bu sözcük Arapça zarḳūn زرقون z "1. parlak kırmızı renk, 2. bu renkte bir süs taşı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Farsça āzargūn آزرگون z "1. ateş rengi, 2. şakayık çiçeği, parlak kırmızı renk" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça āzar آزر z "ateş" ve Farsça gūn گون z "renk" sözcüklerinin bileşiğidir. (NOT: Farsça sözcük Aramice/Süryanice zarag veya zargon זַרְגוּן z "şakayık çiçeği, şakayık rengi" sözcüğü ile eş kökenlidir. )

ziruh

Arapça ḏī rūḥ "ruh sahibi, ruhu olan canlı" deyiminden alıntıdır.