zil

zigon

Fransızca table cigogne "«leylek masa», iç içe geçen farklı boy sehpalardan oluşan mobilya takımı" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Fransızca cigogne "leylek" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince aynı anlama gelen ciconia sözcüğünden alıntıdır.

zigot

Fransızca zygote "döllenmiş tohum" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Eski Yunanca zygōtós ζυγωτός z "koşumlanmış (at, öküz)" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca zygoô ζυγοω z "koşumlamak" fiilinden +t° ekiyle türetilmiştir. Yunanca fiil Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *i̯ug-ó-m biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *yewg- "çift koşmak, iki şeyi birleştirmek" kökünden türetilmiştir.

zihin

Arapça ḏhn kökünden gelen ḏihn ذهن z "akıl, anlama yeteneği" sözcüğünden alıntıdır.

zikir

Arapça ḏkr kökünden gelen ḏikr ذكر z "anma, adını söyleme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḏakara ذكر z "andı, adını söyledi" fiilinin fiˁl vezninde masdarıdır. (NOT: Bu sözcük Aramice/Süryanice dəkar דְּכַר z "anmak, hatırlamak" fiili ile eş kökenlidir. Aramice/Süryanice fiil Akatça zakāru "adlandırmak, adını anmak" sözcüğü ile eş kökenlidir. Akatça sözcük Akatça zikru "ad" sözcüğünden türetilmiştir. )

zikzak

Fransızca ziczac veya zigzag "kırık çizgi, kırık çizgide hareket etme" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük ses yansımalı sözcüğünden türetilmiştir.

zil
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

"tiz çalgı, çıngırak" [ Danişmend-Name, 1360]
yüridürler çalup dühl u zīl ü bām [tiz ve pes enstrüman] "... zil gibi sarhoş" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
şarabı ve bozayı ve rakıları içüp ke'en zil [zil gibi] mest ü χayrān [sarhoş ve şaşkın] olup kızararak ve bozararak [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
zil zurna: Sarhoşluktan her tarafı ses veren. Zilleri takmak, zilsiz oynamak.

Köken

Farsça zīr زير z "1. alt, aşağı, 2. müzikte tiz ses, bir çalgı grubunda en yüksek perdeli alet, soprano" sözcüğünden alıntıdır.

Benzer sözcükler

kapı zili, zil gibi, zil zurna, zilli


24.10.2014
zilhicce

Arapça ḏū'l-ḥicca(t) ذوالحجّة z "«haccın sahibi», Arap aylarının sonuncusu, Hac ayı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥacc "hac" sözcüğünden türetilmiştir.

zilkade

Arapça ḏū'l-ḳaˁda(t) ذو القعدة z "«barışın sahibi», Arap aylarının on birincisi" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳˁd kökünden gelen ḳaˁda(t) قعدة z "1. oturma, mabat, 2. akın ve gazadan geri durma, ateşkes" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Arapça ḳaˁada "oturdu" fiilinin faˁla(t) vezninde ismi merresidir.

zillet

Arapça ḏll kökünden gelen ḏilla(t) ذلّة z "düşkünlük, aşağılanma, zül" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḏalla ذَلَّ z "düşkün idi, aşağılandı" fiilinin fiˁla(t) vezninde masdarıdır.

zilyet

Arapça ḏī'l-yadd ذى اليدّ z "elinde tutan, İslam hukukunda bir malın tasarrufuna fiilen sahip olan kimse" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḏī ذى z "sahip" ve Arapça al-yadd اليدّ z "el" sözcüklerinin bileşiğidir.

zilyon

İngilizce zillion "çok büyük belirsiz sayı" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük İngilizce million sözcüğünden türetilmiştir.