zifir

zıt

Arapça ḍdd kökünden gelen ḍidd ضدّ z "aksi, ters" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḍadda ضدّ z "zıt idi, çelişti" fiilinden türetilmiştir.

zıvana

Farsça zabāna veya zubāne زبانه z "dil gibi olan nesne" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça zabān veya zubān زبان z "dil" sözcüğünden +a ekiyle türetilmiştir.

zibidi

Farsça yazılı örneği bulunmayan *zībīdī زيبيدى z "süslü, yakışıklı" biçiminden alıntıdır. Farsça biçim Farsça zībīdan زيبيدن z "süslemek, yakışmak" fiilinden türetilmiştir. Bu sözcük Farsça zīb زيب z "süs, güzellik" sözcüğünden türetilmiştir.

zibil

Arapça zbl kökünden gelen zibl زِبْل z "dışkı, çöp" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük İbranice zabal "dışkı" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Akatça ziblu "çöp, pislik" sözcüğü ile eş kökenlidir.

zifaf

Arapça zff kökünden gelen zifāf زفاف z "düğün töreni, gelini güveye teslim ayini" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça zaffa زفّ z "(kuş) kanatlarını çırparak uçtu veya koştu, (yel) çırpıntıyla esti" fiilinin fiˁāl vezninde masdarıdır.

zifir
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

"yemek bulaşığı" [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, 1451 yılından önce]
dest u dehān yuyup ẕifr kokusın götürdiler "... tütün zifti" [ Kâtip Çelebi, Mizânü'l-Hak fi İhtiyâri'l-Ehakk, 1656]
lüle çubuğı içinden çıkan zifr زفر rāyihası daχı beddir, bir yere isābet éderse zamān-i medīd [uzun süre] bāḳī kalur.

Köken

Arapça ḏfr kökünden gelen ḏafir ذفر z "pis ve keskin kokan" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḏafira "keskin koktu" fiilinin faˁīl vezninde sıfatıdır.

Ek açıklama

Türkçe kaynaklarda genellikle ز ile زفر yazılır. Bkz. ▪ Ahterî-i Kebir sf. 1144, زفر veya ذفر.


23.12.2014
zifiri

Yeni Yunanca ve Eski Yunanca zoferós ζοφερός z "karanlık (sıfat)" sözcüğünden türetilmiştir. Yunanca sözcük Eski Yunanca zóphos ζόφος z "1. karanlık, kasvet (ad), 2. batı" sözcüğünden türetilmiştir.

zifos

Yeni Yunanca yazılı örneği bulunmayan *sifós "kasırga? (atmosferde) hortum?" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Yeni Yunanca ve Eski Yunanca sífōn σίφων z "su hortumu" sözcüğünden evrilmiştir.

zift

Arapça ve Farsça zift زفت z "katran, asfalt" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen zephtā זִפְתָא z sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük İbranice aynı anlama gelen zephet sözcüğü ile eş kökenlidir.

ziggurat

Fransızca ve İngilizce ziggurat "eski Babil ve Asur tapınak kulelerine verilen ad" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Akatça ziqquratu "1. kule, 2. yüksek yer, zirve, doruk" sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Chicago Assyrian Dictionary sf. 21:129) Bu sözcük Akatça zaqāru veya şaqāru "yükseltmek (bina), kaldırmak, çıkmak" fiilinden türetilmiştir. (Kaynak: Chicago Assyrian Dictionary sf. 21:55)

zigon

Fransızca table cigogne "«leylek masa», iç içe geçen farklı boy sehpalardan oluşan mobilya takımı" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Fransızca cigogne "leylek" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince aynı anlama gelen ciconia sözcüğünden alıntıdır.