zeytin

zevk

Ar ḏawḳ ذوق z [#ḏwḳ faˁl msd.] tad alma duyusu, tad, keyif Ar ḏāḳa ذاق ztattı, tadına baktı

zevzek

?

zeybek

?

zeyil

Ar ḏayl ذيل z [#ḏyl] kuyruk, giysinin eteği, uzantı, ek, ilave Ar ḏāla ذالَ zuzun idi, uzadı, kuyruk kaldırdı

zeyrek

Fa/OFa zīrak زيرك zhızlı, zeki, tetik

zeytin

[ Codex Cumanicus, 1303]
zeytin agaçga ovsadi [zeytin ağacına benzedi] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
zeytūn, zeytūn yağı, zeytūnlık, zeytūnci

Ar zaytūn زيتون z [#zyt çoğ.] zeytin taneleri Ar zayt زيت z [t.] zeytin, zeytin yağı Aram zeytā זיתא za.a. ≈ İbr zayt זית za.a. ≈ Fen zyt a.a.

Not: OFa zayt, Erm tsét ձէթ biçimleri Aramiceden alıntıdır. Sözcük nihai olarak Doğu Akdeniz havzasının Sami-öncesi bir dilinden kalıntı olmalıdır.

Benzer sözcükler: zeytinlik, zeytinyağı, zeytinyağlı, zeytuni

Bu maddeye gönderenler: mezgit


22.02.2019
zıbar|mak

≈? TTü zıbart-/zıbırt- dayak atmak, sopayla dövmek TTü zopa/zıbık/zıpçık sopa, değnek

zıbık

≈ TTü çubuk/çıbık ≈ Fa çūb çubuk ≈ Ar zubb زبّ zpenis

zıbın

Ar zabūn زَبُون z [#zbn] iç gömleği, entari (Kaynak: Lane sf. 1:1214)

zıkkım

Ar zaḳḳūm [#zḳm] cehennem ağacı

zılgıt

Ar ẓalġūt ظلغوت z'lilili' çekme, tezahürat yapma