zeybek

zevat

Ar ḏawāt ذوات z [#ḏw çoğ.] zatlar, kişiler Ar ḏāt ذات z [t.] kişi +āt

zevce

Ar zawca(t) زوجة z [#zwc fem.] dişi eş Aram zawgtā זַוּתָא za.a.

zevç

Ar zawc زوج z [#zwc] çift, çift olan şeyin teki, eş, karı veya koca Aram zawg זוג z [#zwg] çift, karı koca EYun zeûgos ζεῦγος za.a.

zevk

Ar ḏawḳ ذوق z [#ḏwḳ faˁl msd.] tad alma duyusu, tad, keyif Ar ḏāḳa ذاق ztattı, tadına baktı

zevzek

?

zeybek

"Aydın vilayetine özgü başıbozuk askeri" [ Kırlı, Sultan ve Kamuoyu, 1840]
[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
zeybek: Hafif tüfekli asker. Devlet-i Selçukiyye zamanında Teke ve Aydın tarafından Mısır'a celbolunan zaptiye askeri. "... bir raks" [ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1897]
oyunun (tavla mı? zeybek mi? dans mı?)

?

Not: ETü ile açıklamak için harcanan çabalar zaman kaybıdır. Belki zībaḳī veya zeybaḳī "civa gibi" < Ar zībaḳ "civa".

Benzer sözcükler: zeybekiko


06.01.2020
zeyil

Ar ḏayl ذيل z [#ḏyl] kuyruk, giysinin eteği, uzantı, ek, ilave Ar ḏāla ذالَ zuzun idi, uzadı, kuyruk kaldırdı

zeyrek

Fa/OFa zīrak زيرك zhızlı, zeki, tetik

zeytin

Ar zaytūn زيتون z [#zyt çoğ.] zeytin taneleri Ar zayt زيت z [t.] zeytin, zeytin yağı Aram zeytā זיתא za.a. ≈ İbr zayt זית za.a. ≈ Fen zyt a.a.

zıbar|mak

≈? TTü zıbart-/zıbırt- dayak atmak, sopayla dövmek TTü zopa/zıbık/zıpçık sopa, değnek

zıbık

≈ TTü çubuk/çıbık ≈ Fa çūb çubuk ≈ Ar zubb زبّ zpenis