zevzek

zeval

Ar zawāl زَوَال z [#zwl faˁāl msd.] 1. düşme, inme, düşkünlük, 2. güneşin inişi, öğleden sonra Ar zāla زَالَ zdüştü, eksildi, tükendi

zevat

Ar ḏawāt ذوات z [#ḏw çoğ.] zatlar, kişiler Ar ḏāt ذات z [t.] kişi +āt

zevce

Ar zawca(t) زوجة z [#zwc fem.] dişi eş Aram zawgtā זַוּתָא za.a.

zevç

Ar zawc زوج z [#zwc] çift, çift olan şeyin teki, eş, karı veya koca Aram zawg זוג z [#zwg] çift, karı koca EYun zeûgos ζεῦγος za.a.

zevk

Ar ḏawḳ ذوق z [#ḏwḳ faˁl msd.] tad alma duyusu, tad, keyif Ar ḏāḳa ذاق ztattı, tadına baktı

zevzek

[ Deşişî Mehmed Ef., Et-Tuhfetu's-Seniyye, 1580]
bang [Fa.]: (...) ıstılāh-i avāmda esrāra dirler ki maslık ve zevzek daχı dirler. [ Meninski, Thesaurus, 1680]
zevzek: Semen toi beng [esrar tohumu] & nom. herbae [ve bitki adı]. Peregrinorum Meccensium farina [hacı tozu]. [ Kieffer & Bianchi, Dictionnaire Turc-Français, 1835]
zevzek: Brouillon, bavard, étourdi [geveze, münasebetsiz kişi]

?

Not: TTü sebze sözcüğüyle alakalı olması düşünülebilir. Karş. İng grass "1. ot, yeşillik, 2. esrar".

Benzer sözcükler: zevzeklik


12.06.2015
zeybek

?

zeyil

Ar ḏayl ذيل z [#ḏyl] kuyruk, giysinin eteği, uzantı, ek, ilave Ar ḏāla ذالَ zuzun idi, uzadı, kuyruk kaldırdı

zeyrek

Fa/OFa zīrak زيرك zhızlı, zeki, tetik

zeytin

Ar zaytūn زيتون z [#zyt çoğ.] zeytin taneleri Ar zayt زيت z [t.] zeytin, zeytin yağı Aram zeytā זיתא za.a. ≈ İbr zayt זית za.a. ≈ Fen zyt a.a.

zıbar|mak

≈? TTü zıbart-/zıbırt- dayak atmak, sopayla dövmek TTü zopa/zıbık/zıpçık sopa, değnek