zevk

zevahir

Ar ẓawāhir ظواهر z [#ẓhr fawāˁil çoğ.] görünen şeyler, görüntüler Ar ẓāhira(t) ظاهرة z [t.] görünen şey

zeval

Ar zawāl زَوَال z [#zwl faˁāl msd.] 1. düşme, inme, düşkünlük, 2. güneşin inişi, öğleden sonra Ar zāla زَالَ zdüştü, eksildi, tükendi

zevat

Ar ḏawāt ذوات z [#ḏw çoğ.] zatlar, kişiler Ar ḏāt ذات z [t.] kişi +āt

zevce

Ar zawca(t) زوجة z [#zwc fem.] dişi eş Aram zawgtā זַוּתָא za.a.

zevç

Ar zawc زوج z [#zwc] çift, çift olan şeyin teki, eş, karı veya koca Aram zawg זוג z [#zwg] çift, karı koca EYun zeûgos ζεῦγος za.a.

zevk

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ol samāˁda ẕevḳa garḳ olmış müdām [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ehl-i ẕevk (...) ẕevklü: Voluptuarius. (...) ẕevkü safā, ẕevk sürmek

Ar ḏawḳ ذوق z [#ḏwḳ faˁl msd.] tad alma duyusu, tad, keyif Ar ḏāḳa ذاق ztattı, tadına baktı

Benzer sözcükler: ehli zevk, zevk sürmek, zevklenmek, zevkli, zevkperest, zevksiz, zevkü safa


17.04.2015
zevzek

?

zeybek

?

zeyil

Ar ḏayl ذيل z [#ḏyl] kuyruk, giysinin eteği, uzantı, ek, ilave Ar ḏāla ذالَ zuzun idi, uzadı, kuyruk kaldırdı

zeyrek

Fa/OFa zīrak زيرك zhızlı, zeki, tetik

zeytin

Ar zaytūn زيتون z [#zyt çoğ.] zeytin taneleri Ar zayt زيت z [t.] zeytin, zeytin yağı Aram zeytā זיתא za.a. ≈ İbr zayt זית za.a. ≈ Fen zyt a.a.