zevat

zerre

Ar ḏarra(t) ذَرّة z [#ḏrr faˁla(t) mr.] karınca, tohum, partikül, felsefede atom Ar ḏarra ذَرَّ zsaçtı, özellikle tohum saçtı

zerrin

Fa/OFa zarrīn زرّين zaltın gibi, altından yapılmış ≈ Ave zarənaēna- a.a.

zerzevat

Fa sabzī سبزى zsebze +āt

zevahir

Ar ẓawāhir ظواهر z [#ẓhr fawāˁil çoğ.] görünen şeyler, görüntüler Ar ẓāhira(t) ظاهرة z [t.] görünen şey

zeval

Ar zawāl زَوَال z [#zwl faˁāl msd.] 1. düşme, inme, düşkünlük, 2. güneşin inişi, öğleden sonra Ar zāla زَالَ zdüştü, eksildi, tükendi

zevat

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
ẕevāt ذوات

Ar ḏawāt ذوات z [#ḏw çoğ.] zatlar, kişiler Ar ḏāt ذات z [t.] kişi +āt

 zat


20.08.2015
zevce

Ar zawca(t) زوجة z [#zwc fem.] dişi eş Aram zawgtā זַוּתָא za.a.

zevç

Ar zawc زوج z [#zwc] çift, çift olan şeyin teki, eş, karı veya koca Aram zawg זוג z [#zwg] çift, karı koca EYun zeûgos ζεῦγος za.a.

zevk

Ar ḏawḳ ذوق z [#ḏwḳ faˁl msd.] tad alma duyusu, tad, keyif Ar ḏāḳa ذاق ztattı, tadına baktı

zevzek

?

zeybek

?