zenci

zemzeme

Arapça zm kökünden gelen zamzama(t) زمزمة z "coşkulu müzik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça zamzama "çalgı çaldı, zımbırdadı" fiilinin faˁfaˁa(t) vezninde murabba (dörtlü) masdarıdır.

+zen

Farsça zan زن z "vuran, çalan, çalgı çalan" parçacığından alıntıdır. Farsça parçacık Farsça zadan, zan- زدن, زن z "vurmak, çalmak, darbetmek" fiilinden türetilmiştir.

zen1

Farsça zan زَن z "kadın" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen zan sözcüğünden evrilmiştir. (NOT: Bu sözcük Sanskritçe aynı anlama gelen cáni- sözcüğü ile eş kökenlidir. ) Sanskritçe sözcük Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *gʷénh₂s (*gʷénas) biçiminden evrilmiştir.

zen2

İngilizce zen "Budist eğitimde bir yöntem" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük Pali (geç Sanskrit) dilinde zēn "meditasyon, içe bakma" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Sanskritçe aynı anlama gelen dhyāna ध्यान z sözcüğünden evrilmiştir. Sanskritçe sözcük Sanskritçe dhyāti "bakmak, düşünmek" fiilinden türetilmiştir. Sanskritçe fiil Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *dʰei̯H- (*dʰei̯-) "görmek, bakmak" biçiminden evrilmiştir.

zencefil

Arapça zancabīl زنجبيل z "kökü baharat olarak kullanılan bir bitki, zingiber oficinale" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Orta Farsça ve Aramice/Süryanice aynı anlama gelen zangəbīl זנגביל z sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Sanskritçe śrŋgavēra शृङ्गवेर z "«boynuz gövde», a.a." sözcüğünden alıntıdır. Sanskritçe sözcük Sanskritçe śrŋga "boynuz" (NOT: Sanskritçe sözcük Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *ḱr̥h₂-nó-s (*ḱr̥-nó-s) biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *ḱerh₂- (*ḱer-) "kafatası, boynuz" kökünden türetilmiştir. ) ve Sanskritçe vēra "gövde, beden, safran bitkisi" sözcüklerinin bileşiğidir.

zenci
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Kutadgu Bilig, 1069]
ajun boldı zangī ḥabäş ḳırtışı [yeryüzü zenci habeş derisine büründü] [ Mesud b. Ahmed, Süheyl ü Nevbahar terc., 1354]
Ki çün géce urına zengī yüzin

Köken

Arapça zancī زنجى z "kara derili, Afrikalı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Farsça aynı anlama gelen zangī زنگى z sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Farsça zang veya jang زنگ/ژنگ z "pas" sözcüğünden ekiyle türetilmi olabilir; ancak bu kesin değildir.


13.01.2018
zengin

Farsça sangīn سنگين z "taştan yapılmış, murassa, ağır, pahalı" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça sang سنگ z "taş" sözcüğünden +īn ekiyle türetilmiştir.

zenit

Fransızca zénith "astronomide göğün en yüksek noktası, başucu" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Arapça samtu-r-raˀs سمت الرأس z "başucu, düz yukarı" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça samt سمت z "yön, taraf" sözcüğünden türetilmiştir.

zenne

Farsça zan زن z "kadın" sözcüğünden türetilmiştir.

zeplin

(Luftschiff) Graf Zeppelin "Luftschiffbau Zeppelin AG tarafından 1928'de imal edilen yönlendirilir uçuş aracının adı" özel adından türetilmiştir. Bu sözcük Ferdinand von Zeppelin "Alman sanayici (1838-1917)" özel adından türetilmiştir.

zer

Farsça ve Orta Farsça zar زر z "altın" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Eski Farsça aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *zarna- biçiminden evrilmiştir. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen zari- sözcüğü ile eş kökenlidir. Avestaca sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *ǵʰelh₃- (*ǵʰel-) "parlamak, altın" kökünden evrilmiştir.