zemin

zelzele

Ar zalzala(t) زلزلة z [#zl faˁfaˁa(t) q. msd.] yer sarsıntısı onom zalzala زلزل zsarsıldı

zem

Ar ḏamm ذمّ z [#ḏmm faˁl msd.] kınama, ayıplama Ar ḏamma ذَمَّ zkınadı, itibarını bozdu

zemberek

Fa zanbūrak زنبورك z [küç.] arıcık Fa zanbūr زنبور zarı +ak2

zembil

Fa zanbīl زنبيل zsepet Akad zabbīlu sepet, taşıma aracı Akad zabālu taşımak

zemheri

Ar zamharīr زمهرير z [#zmhr q.] kışın 22 Aralıkta başlayan en soğuk günleri, karakış, erbain § Fa zam زم zkış (≈ Ave zyam- a.a. << HAvr *ǵʰim-ó-s a.a. ) Ar harīr هرير z [#hrr faˁīl sf.] uğuldayan, uluyan

zemin

[ Codex Cumanicus, 1303]
terra [Lat.] = zamin [Fa.] = yer [Tr.] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ˁilm-i zemīn: Geometria. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
nevzemīn: Tarz-ı nevīn. Zīr-i zemīn: Tahtel arz. Zemīndar: Hindistan'da zāˁim.

Fa zamīn زمين zyer, toprak << OFa zamīk/damīk a.a. +īn ≈ Ave zam- a.a. << HAvr *(dʰé)ǵʰōm a.a.

 humus1

Not: Pokorny sf. 414 HAvr *ghδem- biçimini önerir. Buna karşılık Watkins sf. 20. Aynı kökten Lat humus, EYun χthōn ve χamai, Rus zemy "toprak, yer".

Benzer sözcükler: nevzemin, zemin etüdü, zemin kat, zemindar, zirizemin

Bu maddeye gönderenler: hemzemin


01.03.2018
zemzem

Ar zamzam زمزم z [#zm] bol akan kaynak, Kâbe yakınında meşhur kuyu onom zamzama زمزم zgürültüyle kaynadı

zemzeme

Ar zamzama(t) زمزمة z [#zm faˁfaˁa(t) q. msd.] coşkulu müzik Ar zamzama çalgı çaldı, zımbırdadı

+zen

Fa zan زن zvuran, çalan, çalgı çalan Fa zadan, zan- زدن, زن zvurmak, çalmak, darbetmek

zen1

Fa zan زَن zkadın << OFa zan a.a. (≈ Sans cáni- a.a. ) << HAvr *gʷénh₂s (*gʷénas) a.a.

zen2

İng zen Budist eğitimde bir yöntem Prakrit zēn meditasyon, içe bakma << Sans dhyāna ध्यान za.a. Sans dhyāti bakmak, düşünmek << HAvr *dʰei̯H- (*dʰei̯-) görmek, bakmak