zemberek

zeki

Ar ḏaki ذكٍ z [#ḏky faˁīl sf.] parıltılı, zekâ sahibi olan Ar ḏakā ذكا zkeskin idi, parladı, (ateş) harlandı

zelil

Ar ḏalīl ذليل z [#ḏll faˁīl sf.] düşkün, hor Ar ḏalla ذلّ zhor ve hakir idi

zelot

Fr zélote İng zealot yobaz, özellikle Yahudi tarihinde şiddetle yabancı düşmanı bir akım OLat zelotes a.a. EYun zēlōtḗs ζηλωτής za.a. EYun zêlos ζη̃λος ztaassup, asabiyet

zelzele

Ar zalzala(t) زلزلة z [#zl faˁfaˁa(t) q. msd.] yer sarsıntısı onom zalzala زلزل zsarsıldı

zem

Ar ḏamm ذمّ z [#ḏmm faˁl msd.] kınama, ayıplama Ar ḏamma ذَمَّ zkınadı, itibarını bozdu

zemberek

[ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
xemberéch [zemberek]: balestra [otomatik yaylı ok atıcı] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
zemberek: Bazı aletlerin yayı. Zemberekli top, saat. Kapı zembereği.

Fa zanbūrak زنبورك z [küç.] arıcık Fa zanbūr زنبور zarı +ak2


02.10.2017
zembil

Fa zanbīl زنبيل zsepet Akad zabbīlu sepet, taşıma aracı Akad zabālu taşımak

zemheri

Ar zamharīr زمهرير z [#zmhr q.] kışın 22 Aralıkta başlayan en soğuk günleri, karakış, erbain § Fa zam زم zkış (≈ Ave zyam- a.a. << HAvr *ǵʰim-ó-s a.a. ) Ar harīr هرير z [#hrr faˁīl sf.] uğuldayan, uluyan

zemin

Fa zamīn زمين zyer, toprak << OFa zamīk/damīk a.a. +īn ≈ Ave zam- a.a. << HAvr *(dʰé)ǵʰōm a.a.

zemzem

Ar zamzam زمزم z [#zm] bol akan kaynak, Kâbe yakınında meşhur kuyu onom zamzama زمزم zgürültüyle kaynadı

zemzeme

Ar zamzama(t) زمزمة z [#zm faˁfaˁa(t) q. msd.] coşkulu müzik Ar zamzama çalgı çaldı, zımbırdadı