zavallı

zaruret

Ar ḍarūra(t) ضرورة z [#ḍrr faˁūla(t) msd.] eksiklik, ihtiyaç, hacet, çaresizlik Ar ḍarra eksik kıldı, kusur kıldı

zat

Ar ḏāt ذات z [#ḏw fem.] 1. sahip olan şey, özne, şahıs, 2. özlenme, bazı iltihaplara verilen ad Ar ḏū sahip, malik

zaten

Ar ḏātan ذاتاً z [zrf.] özü itibariyle, doğası gereği Ar ḏāt ذات zkendi, öz +an

zatülcenp

Ar ḏātu'l-canb ذات الجنب zkaburga iltihabı, zatürree § Ar ḏāt ذات zözlenme, özleşme, iltihap Ar canb جنب zyan, gövdenin yan tarafı, kaburgalar

zatürre

Ar ḏātu'r-riˀa(t) ذات الرئة zakciğer iltihabı § Ar ḏāt ذات zözlenme, iltihap Ar riˀa(t) رئة zakciğer

zavallı

[ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
xaualí [zavalı]: meschino [düşkün] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
zevallü vul. zavallü: eksiklü.

Ar zawālī زوالي zzeval görmüş, eksilmiş, (güneş) inişe geçmiş

 zeval

Benzer sözcükler: zavallılaşmak, zavallılık


12.08.2015
zaviye

Ar zāwiya(t) زاوية z [#zwy fāˁila(t) fa. fem.] 1. köşe, büküm, 2. ibadet ve inziva köşesi Ar zawā زَوَا zsakladı, gizledi, büktü

zayıf

Ar ḍaˁīf ضعيف z [#ḍˁf faˁīl sf.] a.a. Ar ḍaˁafa ضعف zzayıf idi, zayıfladı

zayi

Ar ḍāˀiˁ ضائع z [#ḍyˁ fāˁil fa.] kaybolmuş, mahv ve heder olmuş, kayıp Ar ḍāˁa ضَاعَ zkaybetti

zeamet

Ar zaˁāma(t) زعامة z [#zˁm faˁāla(t) msd.] öncülük etme, önderlik Ar zaˁama زعم ziddia etti, öne düştü

zeban

Fa zabān/zubān زبان zdil << OFa (u)zvān a.a. ≈ Ave hizū-/hizvā- a.a.