zarar

+zar

Fa +zār زار zbitki yetişen yer, bahçe, bostan (sadece bileşiklerde)

zar1

~? Ar *zār/zahr زار zşans oyunlarında kullanılan kemik küp

zar2

<< OTü sar ince deri, yumurtanın iç zarı ?

zar3

onom ağlama sesi

zarafet

Ar ẓarāfa(t) ظرافة z [#ẓrf faˁāla(t) msd.] zariflik Ar ẓarufa ظَرُفَ zzarif ve güzel idi, hoş göründü

zarar

[ Nasırüddin Rabguzi, Kısasü'l-Enbiya, 1310]
köznin [gözün] żararı ziyānı evvel bakmışda bolur [ Milliyet - gazete, 1982]
kımıl zararlısı

Ar ḍarar ضَرر z [#ḍrr faˁal msd.] eksilme, sakatlık, kusur, hasar Ar ḍarra ضَرَّ zeksiltti, sakatladı

Benzer sözcükler: zararlı, zararsız

Bu maddeye gönderenler: mazarrat, muzır, zaruret


08.02.2018
zarbo

?

zarf

Ar ẓarf ظرف z [#ẓrf faˁl msd.] 1. güzellik, zarafet, 2. dış yüz, kılıf, kabuk, 3. gramerde bir şeyin nerede ve nasıl yapıldığını belirten sözcük, zarf

zargana

Yun zargána ζαργάνα zince ve uzun bir balık, belone belone ≈ EYun sargînos σαργῖνος zsürü halinde gezen bir balık, belki sardalya ≈? EYun sárgos σάργος zbaşka tür bir balık

zarif

Ar ẓarīf ظريف z [#ẓrf faˁīl sf.] zarafet sahibi, yakışıklı Ar ẓarufa ظَرُفَ zzarif ve şık idi, göze hoş göründü Ar ẓarf ظَرْف zbir şeyin dış yüzü, kılıf

zaruret

Ar ḍarūra(t) ضرورة z [#ḍrr faˁūla(t) msd.] eksiklik, ihtiyaç, hacet, çaresizlik Ar ḍarra eksik kıldı, kusur kıldı