zar3

zaptiye

Ar ḍabṭ ضبط z [faˁl msd.] denetleme, disiplin altına alma

zapturapt

Ar ẓabṭ ū rabṭ ضبط و ربط zdenetim ve kayıt, disiplin

+zar

Fa +zār زار zbitki yetişen yer, bahçe, bostan (sadece bileşiklerde)

zar1

~? Ar *zār/zahr زار zşans oyunlarında kullanılan kemik küp

zar2

<< OTü sar ince deri, yumurtanın iç zarı ?

zar3

[Rab 1309]
Yūsuf firāḳında zār zār yığlayur érdi [ağlar idi]

onom ağlama sesi

 zır

Not: Aynı deyim Farsçada mevcuttur. Ah u zār kalıp deyimi Farsça biçimden aktarılmış olmalıdır. Karş. Fa zāridan زاردن "ağlamak".

Benzer sözcükler: ah ü zar, zar zar, zari zari ağlamak, zarıl zarıl, zarıldamak, zarıltı


25.09.2017
zarafet

Ar ẓarāfa(t) ظرافة z [#ẓrf faˁāla(t) msd.] zariflik Ar ẓarufa ظَرُفَ zzarif ve güzel idi, hoş göründü

zarar

Ar ḍarar ضَرر z [#ḍrr faˁal msd.] eksilme, sakatlık, kusur, hasar Ar ḍarra ضَرَّ zeksiltti, sakatladı

zarbo

?

zarf

Ar ẓarf ظرف z [#ẓrf faˁl msd.] 1. güzellik, zarafet, 2. dış yüz, kılıf, kabuk, 3. gramerde bir şeyin nerede ve nasıl yapıldığını belirten sözcük, zarf

zargana

Yun zargána ζαργάνα zince ve uzun bir balık, belone belone ≈ EYun sargînos σαργῖνος zsürü halinde gezen bir balık, belki sardalya ≈? EYun sárgos σάργος zbaşka tür bir balık