zamane

zakir

Ar ḏākir ذاكر z [#ḏkr fāˁil fa.] zikreden, özellikle Allah'ı zikreden Ar ḏakara ذَكَرَ zandı, zikretti

zakkum

Ar zaḳḳūm زقّوم z [#zḳm] 1. Kuran'da sözü edilen cehennem ağacı, 2. Eriha vadisinde yetişen dikenli bir çalı (balanites aegyptiaca?)

zalim

Ar ẓālim ظالم z [#ẓlm fāˁil fa.] zulmeden, zorba Ar ẓalama ظَلَمَ zzulmetti

zam

Ar ḍamm ضمّ z [#ḍmm faˁl msd.] bindirme, katma, üste koyma Ar ḍamma ضَمَّ züstüne bindirdi

zaman

Ar/Fa zamān زمان zvakit, çağ, devir ≈ İbr/Aram zəmān זמן za.a. ≈ Akad simānu belirli bir gün ve zaman, an

zamane

[ Kutadgu Bilig, 1069]
anı emgetir bu zamāna okı [ona acı çektirir devranın/feleğin oku] [ Codex Cumanicus, 1303]
kökni yerni sen yarating, song zamanada kisi bolding [göğü yeri sen yarattın, ahir zamanda insan oldun]

Fa zamāne زمانه zdevir, devran, çağ << OFa zəmānag OFa zəmān +a

 zaman


14.11.2019
zamazingo

?

zambak

Ar zanbaḳ زنبق z [#znbḳ q.] soğanlı bir bitki, lilium OFa zanbak a.a.

zamir

Ar ḍamīr ضمير z [#ḍmr faˁīl sf.] 1. sır, 2. benlik, gönül, 2. gramerde gizli özne, adıl Ar ḍamara ضَمَرَ zburuştu, büzüştü

zamk

Ar ṣamġ صمغ z [#ṣmġ] ağaç tutkalı ≈ Aram ṣemaḥ צמח z [#ṣmḥ] 1. tomurcuk, tohum kabı, 2. ur, kabartı, şiş, ülser ≈ İbr ṣāmaḥ צמח z [#ṣmḥ] şişme, kabarma, tomurcuklanma

zamkinos

?