zafer

zabıta

Ar ḍābiṭa(t) ضابطة z [#ḍbṭ fāˁila(t) fa. fem.] denetleme gücü, düzen, disiplin Ar ḍabaṭa ضبط zdenetim altına aldı, zabtetti

zabit

Ar ḍābiṭ ضابط z [#ḍbṭ fāˁil fa.] zapteden, kontrol eden, denetçi Ar ḍabaṭa ضبط zdenetim altına aldı

zaç

Ar zāc زاج zsülfürik asit Fa zāg زاگ za.a.

zade

Fa zāde زاده z [pp.] evlat, oğul Fa/OFa zādan, zāy- زادن, زاى zdoğurmak, üremek +a ≈ Ave zāta-, zan- a.a. << HAvr *ǵenh₁- (*ǵen-) doğurmak

zadegân

Fa zādagān زادگان z [çoğ.] oğullar OFa zādag زاده zoğul +an3

zafer

[ anon., Mukaddimetü'l-Edeb terc., y. 1300]
ẓafar bérilmiş er [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ol sebebden Nemrud'a buldı ẓafer

Ar ẓafar ظَفَر z [#ẓfr faˁal ] düşmanı veya avı alt etme ≈ Ar ẓafira ظَفِرَ zpençeledi, alt etti Ar ẓufr/ẓifr ظُفْر ztırnak, pençe, özellikle yırtıcı kuşların pençesi (≈ Aram ṭephərā טפרא z [#ṭpr] tırnak ≈ Akad ṣupru/ṣuppāru [#ṣpr] a.a. )

Bu maddeye gönderenler: muzaffer


23.10.2017
zafiyet

Ar ḍaˁf ضعف z [faˁl msd.] zayıf olma, zaaf +īya(t)2

zagon

Bul/Sırp zakon закон zyasa, usul, töre

zağar

?

zahir

Ar ẓāhir ظاهر z [#ẓhr fāˁil fa.] görünen, görüntü Ar ẓahara ظهر zbelirdi, göründü

zahire

Ar ḏaχīra(t) ذخيرة z [#ḏχr faˁīlā(t) sf. fem.] ambarda saklanan ihtiyaç maddesi, erzak, yedek Ar ḏaχara ذَخَرَ zsakladı, yedekledi, depoladı