zabıta

yüzey

TTü yüz +(g)Ay

yüzgeç

TTü yüz- suda yüzmek +(g)Aç

yüzük

<< ETü yüzük parmak halkası ≈? ETü yügsük a.a.

zaaf

Ar ḍaˁf ضَعْف z [#ḍˁf faˁl msd.] zayıflık Ar ḍaˁufa ضَعُفَ zzayıfladı, zayıf idi

zabıt

Ar ḍabṭ ضبط z [#ḍbṭ faˁl msd.] denetim, kontrol, elde tutma, kaydetme, kayıt Ar ḍabaṭa ضبط zel altında tuttu, denetim altına aldı, (mec.) kaydetti, yazıya döktü

zabıta

"disiplin" [ Fuzuli, Divan & Leyla ve Mecnun, 1535]
YO: "... polis" [ Şinasi, Tasvir-i Efkâr makaleleri, 1864]
sokaklarda fevkalāde bir hāl zuhūrunda zābıta ve ahālīce birdenbire ışığın vücūdüne lüzūm terettüb ider ise

Ar ḍābiṭa(t) ضابطة z [#ḍbṭ fāˁila(t) fa. fem.] denetleme gücü, düzen, disiplin Ar ḍabaṭa ضبط zdenetim altına aldı, zabtetti

 zabıt

Benzer sözcükler: ahlak zabıtası, belediye zabıtası


17.08.2017
zabit

Ar ḍābiṭ ضابط z [#ḍbṭ fāˁil fa.] zapteden, kontrol eden, denetçi Ar ḍabaṭa ضبط zdenetim altına aldı

zaç

Ar zāc زاج zsülfürik asit Fa zāg زاگ za.a.

zade

Fa zāde زاده z [pp.] evlat, oğul Fa/OFa zādan, zāy- زادن, زاى zdoğurmak, üremek +a ≈ Ave zāta-, zan- a.a. << HAvr *ǵenh₁- (*ǵen-) doğurmak

zadegân

Fa zādagān زادگان z [çoğ.] oğullar OFa zādag زاده zoğul +ān3

zafer

Ar ẓafar ظَفَر z [#ẓfr faˁal ] düşmanı veya avı alt etme ≈ Ar ẓafira ظَفِرَ zpençeledi, alt etti Ar ẓufr/ẓifr ظُفْر ztırnak, pençe, özellikle yırtıcı kuşların pençesi (≈ Aram ṭephərā טפרא z [#ṭpr] tırnak ≈ Akad ṣupru/ṣuppāru [#ṣpr] a.a. )