zıpır

zımn

Ar ḍimn ضمن z [#ḍmn fiˁl ] 1. bir şeyin içi, içerik, kapsam, 2. mantıkta bir kavramın zorunlu olarak içerdiği diğer kavram, implication Ar ḍamana ضمن zsöz verdi, sorumluluk aldı

zımpara

Ar/Fa sunbāde سنباده zzımpara taşı << OFa *sunbādag

zındık

Ar zandīḳ/zindīḳ زَِنْدِيق z [#zndḳ q.] dinden sapan OFa zandīk 1. alim, yorumcu, 2. Zerdüşt dinine yeni yorum getiren peygamber Mani'nin (MS 3. yy) müritlerine verilen ad OFa zand ilim, yorum ≈ Ave zainti bilinen, bilgi <<? HAvr *gnō-ti- a.a. HAvr *ǵneh₃- (*ǵnō-) bilmek

zınk

onom ani durma sesi, sarsıntı sesi

zıp

onom sıçrama sesi

zıpır

"delişmen?" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
baş bölükbaşımız olan Zıpır Bölükbaşı [ A. Fikri, Lugat-ı Garibe, 1889]
zıpır: Uzun boylulara ıtlak olunur.

≈ TTü zıbırdak/zıpırdak zıp zıp hareket eden, yerinde durmayan TTü zıbırda-/zıpırda- zıplayarak hareket etmek onom zıp/zıpır sıçrama sesi

 zıp

Not: Karş. zıbıldak "delidolu, hoppa" - DS sf. 4364.


03.07.2015
zıpka

Abhaz adzıykva dar paçalı pantolon (Kaynak: Bläsing, Türk Dilleri Araştırmaları 12, 2006.)§ Abhaz adza dar Abhaz áykva pantolon

zıpkın

<< OTü sapġun/sıpġun kısa mızrak, balık tutma aracı ETü sap- delmek, saplamak +gIn

zır

onom zil sesi, ağlama sesi

zırh

Fa zirih زره zsavaş giysisi ≈ OFa zrād a.a. ≈ Ave zrāda- a.a.

zırnık

Fa zarnīχ زرنيخ zsarı boya yapımında ve kıl dökücü olarak kullanılan bir mineral, arsenik sülfür << OFa zarnik a.a. OFa zarn altın, sarı