zılgıt

zeytin

Ar zaytūn زيتون z [#zyt çoğ.] zeytin taneleri Ar zayt زيت z [t.] zeytin, zeytin yağı Aram zeytā זיתא za.a. ≈ İbr zayt זית za.a. ≈ Fen zyt a.a.

zıbar|mak

≈? TTü zıbart-/zıbırt- dayak atmak, sopayla dövmek TTü zopa/zıbık/zıpçık sopa, değnek

zıbık

≈ TTü çubuk/çıbık ≈ Fa çūb çubuk ≈ Ar zubb زبّ zpenis

zıbın

Ar zabūn زَبُون z [#zbn] iç gömleği, entari (Kaynak: Lane sf. 1:1214)

zıkkım

Ar zaḳḳūm [#zḳm] cehennem ağacı

zılgıt

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
cemīˁi nisvānları beyāz ızārların bürünüp ẓılġıt-i Süheylī ururlar [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
zılgıt vermek: ihāfe [şiddetle azarlamak, tehdit etmek]

Ar ẓalġūt ظلغوت z'lilili' çekme, tezahürat yapma

Not: Soyut isim yapan +ūt eki, Arapça sözcüğün nihai kaynağının Aramice/Süryanice olabileceğini düşündürür.

Benzer sözcükler: zılgıt çekmek


09.01.2015
zıllullah

Ar ẓillullāh ظلّالله zAllah'ın gölgesi Ar ẓill ظِلّ z [#ẓll] gölge

zımba

Fa sumba/sumbag سمبه/سمبگ z [pp.] delgi Fa/OFa suftan, sumb- سفتن, سمب zdelmek +a ≈ Ave saop- a.a.

zımbırtı

onom zımbır rezonanslı, alçak, tekrarlayan titreme sesi +tI

zımn

Ar ḍimn ضمن z [#ḍmn fiˁl ] 1. bir şeyin içi, içerik, kapsam, 2. mantıkta bir kavramın zorunlu olarak içerdiği diğer kavram, implication Ar ḍamana ضمن zsöz verdi, sorumluluk aldı

zımpara

Ar/Fa sunbāde سنباده zzımpara taşı << OFa *sunbādag