zıkkım

zeyrek

Fa/OFa zīrak زيرك zhızlı, zeki, tetik

zeytin

Ar zaytūn زيتون z [#zyt çoğ.] zeytin taneleri Ar zayt زيت z [t.] zeytin, zeytin yağı Aram zeytā זיתא za.a. ≈ İbr zayt זית za.a. ≈ Fen zyt a.a.

zıbar|mak

≈? TTü zıbart-/zıbırt- dayak atmak, sopayla dövmek TTü zopa/zıbık/zıpçık sopa, değnek

zıbık

≈ TTü çubuk/çıbık ≈ Fa çūb çubuk ≈ Ar zubb زبّ zpenis

zıbın

Ar zabūn زَبُون z [#zbn] iç gömleği, entari (Kaynak: Lane sf. 1:1214)

zıkkım

[ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
zıkkım: 'Zakkum' demek olup mecaz olarak ilenme yolunda "ağı" anlamında kullanılır. (...) Zıkkımlanmak: Sevilmeyen bir kimsenin (...) "yemek" anlamında kullanılır.

Ar zaḳḳūm [#zḳm] cehennem ağacı

 zakkum

Not: Arapçası zaḳḳūm olan sözcüğün Türkçe halk ağızlarındaki varyantıdır. Anlam ayrışması 20. yy'a ait görünüyor.

Benzer sözcükler: zıkkımın kökü, zıkkımlanmak


20.03.2015
zılgıt

Ar ẓalġūt ظلغوت z'lilili' çekme, tezahürat yapma

zıllullah

Ar ẓillullāh ظلّالله zAllah'ın gölgesi Ar ẓill ظِلّ z [#ẓll] gölge

zımba

Fa sumba/sumbag سمبه/سمبگ z [pp.] delgi Fa/OFa suftan, sumb- سفتن, سمب zdelmek +a ≈ Ave saop- a.a.

zımbırtı

onom zımbır rezonanslı, alçak, tekrarlayan titreme sesi +tI

zımn

Ar ḍimn ضمن z [#ḍmn fiˁl ] 1. bir şeyin içi, içerik, kapsam, 2. mantıkta bir kavramın zorunlu olarak içerdiği diğer kavram, implication Ar ḍamana ضمن zsöz verdi, sorumluluk aldı