zülfiyar

zühul

Ar ḏuhūl ذهول z [#ḏhl fuˁūl msd.] unutma, akıl karışıklığı, dalgınlık Ar ḏahala ذهل zaklı karıştı, daldı

zül

Ar ḏull ذلّ z [#ḏll fuˁl msd.] düşkünlük, alçalma, hor ve hakir olma Ar ḏalla ذلّ zhor ve hakir idi (≈ Aram #dll דלל zküçülme, azalma )

zülbiye

Fa zalūbā/zirbā زلو با zçeşitli şekillerde tarif edilen karışık aş veya tatlı

zülcelal

Ar ḏū'l-calāl ذوالجلال zazamet sahibi, Allah'ın bir sıfatı

zülfikar

Ar ḏū'l-fiḳar ذو الفقر z1. omurgalı, 2. Hz Ali'nin kılıcının adı § Ar ḏū ذو zsahip Ar al-fiḳar الفقر zomurga, belkemiği

zülfiyar

[ Sinan Paşa, Tazarru'nâme, 1482]
kim maḥabbet yolına ber-dār olur / dārı ḳadd ü χabli zülf-i yār olur [ İbrahim Alaattin (Gövsa), Yeni Türk Lugatı, 1930]
zülfiyare dokunmak

Fa zulf-i yār زلف يار zyarin saçı

 zülüf, yar2


28.07.2015
zülkarneyn

Ar ḏū'l-ḳarnayn ذوالقرنين ziki-boynuzlu, Kuran'da anılan efsanevi bir kişi § Ar ḏū ذو zsahibi, +li Ar al-ḳarnayn قرنين z [dual.] iki boynuzlar Ar ḳarn قرن zboynuz +ayn

zülüf

Fa zulf زُلْف zsaç, özellikle yüzün iki yanından sarkan saç

zümre

Ar zumra(t) زُمرة z [#zmr fuˁla(t) mr.] küme, topluluk, bir insan grubu

zümrüt

Ar/Fa zumurrud/zumrud زمرد zbir değerli taş ≈ Aram zmargad/zmargdā זמרגדא za.a. (Kaynak: Jastrow sf. 405)≈ EYun smáragdos σμάραγδος za.a. ≈? Akad barraqtu bir tür değerli taş (Kaynak: CAD sf. 2.113)Akad barāqu parlamak, şimşek çakmak (Kaynak: CAD sf. 2.103)

zünnar

Ar zunnār زُنَّار z [#znr] keşişlerin bağladığı kuşak EYun zonárion ζωνάριον z [küç.] küçük kuşak EYun zōnē ζώνη zkuşak +arion