zülbiye

zühal

Ar zuḥāl زحال z [#zḥl fuˁāl ] Satürn gezegeni Ar zaḥala زحل zgeri durdu, uzaklaştı

zührevî

Ar zuhra(t) زهرة z [#zhr] Venüs gezegeni Ar zahara زهر zparladı, ışıdı

züht

Ar zuhd زهد z [#zhd fuˁl msd.] (dünya nimetlerinden) vazgeçme Ar zahada زهد zvazgeçti, kaçındı, terketti

zühul

Ar ḏuhūl ذهول z [#ḏhl fuˁūl msd.] unutma, akıl karışıklığı, dalgınlık Ar ḏahala ذهل zaklı karıştı, daldı

zül

Ar ḏull ذلّ z [#ḏll fuˁl msd.] düşkünlük, alçalma, hor ve hakir olma Ar ḏalla ذلّ zhor ve hakir idi (≈ Aram #dll דלל zküçülme, azalma )

zülbiye

[ Danişmend-Name, 1360]
Kotardılar denelü zülbiyelü / Daχı üstine samsalar dürilü [ Hızır Paşa, Müntehab-ı Şifa, <1400]
zülābiye ... zülbiye

Fa zalūbā/zirbā زلو با zçeşitli şekillerde tarif edilen karışık aş veya tatlı

Bu maddeye gönderenler: zırva


09.09.2017
zülcelal

Ar ḏū'l-calāl ذوالجلال zazamet sahibi, Allah'ın bir sıfatı

zülfikar

Ar ḏū'l-fiḳar ذو الفقر z1. omurgalı, 2. Hz Ali'nin kılıcının adı § Ar ḏū ذو zsahip Ar al-fiḳar الفقر zomurga, belkemiği

zülfiyar

Fa zulf-i yār زلف يار zyarin saçı

zülkarneyn

Ar ḏū'l-ḳarnayn ذوالقرنين ziki-boynuzlu, Kuran'da anılan efsanevi bir kişi § Ar ḏū ذو zsahibi, +li Ar al-ḳarnayn قرنين z [dual.] iki boynuzlar Ar ḳarn قرن zboynuz +ayn

zülüf

Fa zulf زُلْف zsaç, özellikle yüzün iki yanından sarkan saç