yokuş

yoğurt

<< ETü yoġrut katılaştırılmış süt ürünü ETü yoġur- kabartmak, yoğunlaştırmak +Ut

yok

<< ETü yōk silinmiş, bozulmuş, yok ETü yod- silmek, bozmak +Uk

yokla|mak

TTü yok +lA-

yoksul

<< OTü yoksul fakir ETü yok +sIl

yoksun

TTü yok

yokuş

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
yok yér: as-ṣaˁūd mina'l-arḍ [yüksek yer] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
yokuş: al-ˁaḳaba Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
yokuş: montée, chemin qui mène au haut du montagne

<< OTü yokuş yükselen (yol, zemin) ETü yok yüksek yer +Iş

 yukarı

Not: Fiil eki olan +Iş ekinin ada eklenmesi sıradışıdır.

Benzer sözcükler: yokuş aşağı, yokuşlu


07.05.2015
yol

<< ETü yol 1. yürüyüş, 2. yol, patika ≈ ETü yorı- yürümek

yol|mak

<< ETü yulı- soymak, yağmalamak, yolmak

yoldaş

<< OTü yoldaş yol arkadaşı ETü yol +dAş

yolsuzluk

TTü yol

yom kippur

İbr yōm kippūr יוֹם כִּפּוּר zkefaret günü, Yahudi takviminde Tişri ayının onuncu gününe rastlayan bayram § İbr yōm יוֹם zgün (≈ Ar yawm يوم za.a. ) İbr kippūr כִּפּוּר zkefaret, günahtan arınma (≈ Ar kafāra(t) كفارة za.a. )