yen2

yemin

Arapça ymn kökünden gelen yamīn يمين z "1. sağ el, sağ taraf, güney, 2. sağ elini kaldırarak verilen ant" sözcüğünden alıntıdır. (NOT: Arapça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen yamīn ימין z sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük İbranice aynı anlama gelen yāmīn ימין z sözcüğü ile eş kökenlidir. İbranice sözcük Akatça aynı anlama gelen imnu sözcüğü ile eş kökenlidir. )

yemiş

Eski Türkçe yémiş "yenebilir ürün, meyve" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe yé- fiilinden Eski Türkçe +Iş ekiyle türetilmiştir.

yemişen

Eski Türkçe yımşān "meyvesi yenen bir yaban ağacı, alıç?" sözcüğünden evrilmiştir.

yen|mek

Oğuzca yeŋ- "üstün gelmek" fiilinden evrilmiştir. Oğuzca fiil Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *yegin- biçiminden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe yeg "üstün" sözcüğünden Eski Türkçe +In- ekiyle türetilmiştir.

yen1

Eski Türkçe yéŋ "elbise kolu" sözcüğünden evrilmiştir.

yen2
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
yen: İki şiling ve bir buçuk pens kıymetinde Japon parası.

Köken

Japonca yen "Japon para birimi" sözcüğünden alıntıdır. Japonca sözcük Çince yüan "yuvarlak şey, para" sözcüğünden alıntıdır.


01.01.2011 den önce
yenge

Eski Türkçe yeŋge "ağabeyin veya dayının karısı" sözcüğünden evrilmiştir.

yengeç

Oğuzca yeŋgeç "kabuklu su hayvanı" sözcüğünden evrilmiştir.

yeni

Eski Türkçe yaŋı "geri gelen, yeni ay, yeni" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe yan- "geri gelmek" fiilinden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

yeniçeri
yer

Eski Türkçe yér "yeryüzü, dünya, zemin" sözcüğünden evrilmiştir.