yegâne |
~ Fa yagāne يگانه biricik (≈ OFa ēkānag a.a. ) < Fa yak يك bir +āne |
|
yeğ |
<< ETü yég üstün, daha iyi |
|
yeğen |
<< ETü yégen kardeş çocuğu, torun ≈ Moğ cige(n) a.a. |
|
yeğin |
< TTü yeg üstün +(I)n |
|
yeis |
~ Ar yaˀs يأس [#yAs faˁl msd.] umutsuzluk, vazgeçme < Ar yaˀisa يئس umutsuzluğa kapıldı |
|
yek | ||
yekdiğer |
~ Fa yak dīger يك ديكر biri diğeri, karşılıklı |
|
yeke |
~ OYun iáki(on) οιάκιον [küç.] dümen sapı ~ EYun oíaks οίαξ a.a. +akion |
|
yekin|mek |
<? TTü yekin birden < Fa yak bir +(I)n |
|
yeknesak |
§ Fa yak يك bir + Ar nasaḳ نَسَق [#nsḳ] düzen, nizam (< Ar nasaḳa نَسَقَ dizdi ) |
|
yekpare |
~ Fa yak-pāre يك پاره bir parça, tümleşik |
|