yeşim

yerleşke

TTü yerleş- +gA

yesari

Ar yasārī يَسَارِى z [#ysr nsb.] solak Ar yasār يسار z [faˁāl msd.] 1. talihli, kolay, 2. sol Ar yasara يَسَرَ zrast geldi, kolay idi

yestehle|mek

?

yeşer|mek

<< ETü yaşar- yeşillenmek ETü yaş nemli, yeşil +Ar-

yeşil

<< ETü yaşıl yaş bitki rengi ETü yaş körpe, taze, nemli, yeşil +Il

yeşim

[ Mesud b. Ahmed, Süheyl ü Nevbahar terc., 1354]
Her eyvānda tururdı bir taχt u tāc / Kimi yeşm idi taχtınuŋ kimi ˁāc [ Hızır Paşa, Müntehab-ı Şifa, <1400]
birer mıs̠ḳāl yeşb, aḳīḳ, birer direm incü buçuk direm firūzec

Fa yaşm/yaşb يشم/يشب zdeğerli bir taş, yeşim << EFa/OFa yaşp a.a. ≈ İbr/Aram yaşpē יָשׁ֯פֵה za.a. ≈ Akad yaşpū a.a.

Not: EYun iaspis ιάσπις > İng jasper "yeşim taşı" bir Doğu dilinden alınmış olmalıdır.


06.09.2017
yet|mek

<< ETü yét- 1. yakalamak, gücü yetmek [geçişli fiil], 2. yeter olmak [geçişsiz fiil]

yetenek

TTü yet- +AnAk

yeterlik

TTü yeter +lIk

yeti

TTü yet- +I(g)

yetim

Ar yatīm يتيم z [#ytm faˁīl sf.] anasız veya babasız, tek ve benzersiz