yaygara

yavuklu

ETü yaġuk yakın (sıfat), mec. akraba, hısım +lI(g) ETü yak- yaklaşmak, yakınlaşmak +Uk

yavuz

<< ETü yabız/yawız kötü ETü *yab-/*yaw- kötü olmak, kötülük etmek

yay

<< ETü ya a.a.

yay|mak

<< ETü yād- yaymak, sermek, açmak ≈ ETü ya yay

yaya

<< ETü yadaġ yürüyen, piyade ETü yad- açmak, yaymak +A

yaygara

TTü: [Letaif-TS <1600]
ister fesād ḳavmı ṣalāh ehlini müdām / mağlūb idine kendözüne yayḳara ile TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
yayġara: Velvele, girīv, bağrışma.

TTü *yaykır- gürültü etmek, çınlatmak +A << ETü aykır- a.a.

 haykır-

Not: Karş. Özb yoyna-, Sarı Uygurca yoyla- "gürültü etmek, şarkı söylemek". • Karadeniz ağızlarında görülen çayġara "gürültülü su kaynağı" muhtemelen aynı sözcüğün varyantıdır.


23.07.2015
yaygın

TTü yay- +gIn

yayık

<< ETü yayık oynak, çalkanan ETü yay- çalkamak, sallamak +Uk

yayım

TTü yay- +Im

yayın1

TTü yay- +In

yayın2

<< ETü yadıŋ sığ su ETü yadın- yayılmak +I(g) ETü yad- yaymak +In-