yaya

yavşan

<< ETü yabçan acı bir ot, artemisia ETü yapış- yapışmak

yavuklu

ETü yaġuk yakın, akraba, hısım +lI(g) ETü yak- yaklaşmak, yakınlaşmak +Uk

yavuz

<< ETü yabız/yawız kötü ETü *yab-/*yaw- kötü olmak, kötülük etmek

yay

<< ETü ya a.a.

yay|mak

<< ETü yād- yaymak, sermek, açmak ≈ ETü ya yay

yaya

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
yadaġ süsin ikinti kün kop ölürtim [yaya askerini ikinci gün hep öldürdüm] OTü: [ İbni Mühenna, Lugat, <1310]
yadaġ/yayaġ: ar-rācil [piyade - elyazmasında yadağ yazılmış, yayağ olarak düzeltilmiştir] TTü: [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
yayak giderlermiş yolulmışlar, tāḳatları tak olmış kalmışlar. "piyade eri" [ Anonim Tevarih- Al-i Osman, 1555]
ve Anaṭolıda yaya yazmak Orhan zamānından kaldı.

<< ETü yadaġ yürüyen, piyade ETü yad- açmak, yaymak +A

 yay-

Not: Zarf ekiyle yayan biçimi yaygındır.

Benzer sözcükler: yaya geçidi, yaya yolu, yayak, yayan, yayan yapıldak


09.09.2017
yaygara

TTü *yaykır- gürültü etmek, çınlatmak +A << ETü aykır- a.a.

yaygın

TTü yay- +gIn

yayık

<< ETü yayık oynak, çalkanan ETü yay- çalkamak, sallamak +Uk

yayım

TTü yay- +Im

yayın1

TTü yay- +In