yay|mak

yavşak2

<< OTü yafşak/yavşak bit yavrusu ETü yapış- +(g)Ak

yavşan

<< ETü yabçan acı bir ot, artemisia ETü yapış- yapışmak

yavuklu

ETü yaġuk yakın, akraba, hısım +lI(g) ETü yak- yaklaşmak, yakınlaşmak +Uk

yavuz

<< ETü yabız/yawız kötü ETü *yab-/*yaw- kötü olmak, kötülük etmek

yay

<< ETü ya a.a.

yay|mak

ETü: [ Uygurca Maniheist metinler, <900]
teŋri nomın yaḏayın [tanrı yasasını yayayım] ETü: [ Uygurca İyi ve Kötü Prens Öyküsü, <1000]
kü at tört buluŋa yadıltı [bu güzel ad dört yana yayıldı] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ol yāḏtı neŋi [[bir şeyi, örneğin tepsi üzerine ekmeği yaydı]], ton künke yaḏıldı [[giysi güneşe serildi]]

<< ETü yād- yaymak, sermek, açmak ≈ ETü ya yay

Not: ETü yaz-, yas-, yat- aynı fiilin varyant biçimleridir. İlk ikisi eş anlamlıdır; yat- ise derivatif bir geçişsiz anlam kazanmıştır. • Moğ cada- (a.a.) Türkçeden alıntı olmalıdır.

Benzer sözcükler: yaydırmak, yaygı, yayılmak, yayılı, yayılım, yayılmacı, yayındırmak, yayıntı


09.09.2015
yaya

<< ETü yadaġ yürüyen, piyade ETü yad- açmak, yaymak +A

yaygara

TTü *yaykır- gürültü etmek, çınlatmak +A << ETü aykır- a.a.

yaygın

TTü yay- +gIn

yayık

<< ETü yayık oynak, çalkanan ETü yay- çalkamak, sallamak +Uk

yayım

TTü yay- +Im