yay

yavşak1

<< ETü yaŋşak konuşkan, geveze ETü yaŋşa- konuşmak, gürültü etmek +Uk

yavşak2

<< OTü yafşak/yavşak bit yavrusu ETü yapış- +(g)Ak

yavşan

<< ETü yabçan acı bir ot, artemisia ETü yapış- yapışmak

yavuklu

ETü yaġuk yakın, akraba, hısım +lI(g) ETü yak- yaklaşmak, yakınlaşmak +Uk

yavuz

<< ETü yabız/yawız kötü ETü *yab-/*yaw- kötü olmak, kötülük etmek

yay

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ya: al-ḳaws KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
ya: al-ḳaws TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
yay: ḳavs, kemān. (...) yay çekmek [germek] (...) yay yasmak [gevşetmek]

<< ETü ya a.a.

 yay-

Not: TTü sonseste 16. yy'dan itibaren türeyen /y/ sesinin kaynağı açık değildir.

Benzer sözcükler: yay burcu, yaylanmak, yaylı araba, yaylı sazlar


04.03.2015
yay|mak

<< ETü yād- yaymak, sermek, açmak ≈ ETü ya yay

yaya

<< ETü yadaġ yürüyen, piyade ETü yad- açmak, yaymak +A

yaygara

TTü *yaykır- gürültü etmek, çınlatmak +A << ETü aykır- a.a.

yaygın

TTü yay- +gIn

yayık

<< ETü yayık oynak, çalkanan ETü yay- çalkamak, sallamak +Uk