yavuklu

yaver

Fa yārvar/yāvar يارور/ياور zyardımcı

yavru

<< OTü yavrığ hayvanın küçüğü ETü yabrı-/yavrı- kötüleşmek, güçten düşmek +I(g) <? ETü *yab(ı)- kötü olmak +I-

yavşak

<< OTü yafşak/yavşak bit yavrusu, sirke OTü yavşı-/yavşa- yapışmak +Uk << ETü yapış- (Kaynak: Eren sf. 444)

yavşak1

<< ETü yaŋşak konuşkan, geveze ETü yaŋşa- konuşmak, gürültü etmek +Uk

yavşan

<< ETü yabçan acı bir ot, artemisia ETü yapış- yapışmak

yavuklu

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
yaġuk yer [[yakın yer]], yak yaġuk [[hısım akraba]] OTü: [ anon., Mukaddimetü'l-Edeb terc., y. 1300]
yawukluk kılışdılar [nişanlandılar]

ETü yaġuk yakın (sıfat), mec. akraba, hısım +lI(g) ETü yak- yaklaşmak, yakınlaşmak +Uk

 yak-1

Not: ETü ve TTü yakın döneme dek yaygın olan yağuk ("yakın") sıfatı günümüzde sadece bu deyimde korunur.

Bu maddeye gönderenler: yakın, yaklaş- (yaklaşık)


30.09.2020
yavuz

<< ETü yabız/yawız kötü <? ETü *yab(ı)- kötü olmak, kötülük etmek

yay

<< ETü ya a.a.

yay|mak

<< ETü yād- yaymak, sermek, açmak ≈ ETü ya yay

yaya

<< ETü yadaġ yürüyen, piyade ETü yad- açmak, yaymak +A

yaygara

TTü *yaykır- gürültü etmek, çınlatmak +A << ETü aykır- a.a.