yavşak1

yavan

<< ETü yavġan kötü, tatsız ETü *yab(ı)- ? +(g)An

yavaş

<< ETü yavaş uslu, halim, munis, alçak gönüllü ETü *yava- uslanmak, yavaşlamak +Iş <? ETü yab yab yavaş yavaş, mülayimce

yave

Fa yāve ياوه zyersiz ve anlamsız (söz) Fa yāb abes, boş, faydasız +a

yaver

Fa yārvar/yāvar يارور/ياور zyardımcı

yavru

<< OTü yavrığ hayvanın küçüğü ETü yabrı-/yavrı- kötüleşmek, güçten düşmek +I(g) ETü yabız kötü +I-

yavşak1

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
yaŋşak er [[geveze adam]] TTü: [ Hızır Paşa, Müntehab-ı Şifa, <1400]
eger sakıskan [saksağan] kanın kurudalar ve gülāb ile yoğuralar, her kime ki yidirseler çok sözlü ve yaŋşak ola

<< ETü yaŋşak konuşkan, geveze ETü yaŋşa- konuşmak, gürültü etmek +Uk

Benzer sözcükler: yavşamak


14.12.2015
yavşak2

<< OTü yafşak/yavşak bit yavrusu ETü yapış- +(g)Ak

yavşan

<< ETü yabçan acı bir ot, artemisia ETü yapış- yapışmak

yavuklu

ETü yaġuk yakın, akraba, hısım +lI(g) ETü yak- yaklaşmak, yakınlaşmak +Uk

yavuz

<< ETü yabız/yawız kötü ETü *yab-/*yaw- kötü olmak, kötülük etmek

yay

<< ETü ya a.a.