yavşak

yavan

<< ETü yavġan kötü, tatsız ETü *yab(ı)- ? +(g)An

yavaş

<< ETü yavaş uslu, halim, munis, alçak gönüllü ETü *yava- uslanmak, yavaşlamak +Iş <? ETü yab yab yavaş yavaş, mülayimce

yave

Fa yāve ياوه zyersiz ve anlamsız (söz) Fa yāb abes, boş, faydasız +a

yaver

Fa yārvar/yāvar يارور/ياور zyardımcı

yavru

<< OTü yavrığ hayvanın küçüğü ETü yabrı-/yavrı- kötüleşmek, güçten düşmek +I(g) ETü yabız kötü +I-

yavşak

KTü: "bit yavrusu" [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
yavşak: ṣufāru'l-ḳaml TTü: [ Cumhuriyet - gazete, 1938]
Bir kaputun üzerinde kaç bin bit, kaç yüz bin yavşak, kaç yüz milyon bit yumurtası "yapışkan, münasebetsiz (argo)" [ Cumhuriyet - gazete, 1971]
Yavşak yavşak sırıtıyordu.

<< OTü yafşak/yavşak bit yavrusu, sirke <? ETü yapış- +(g)Ak (Kaynak: Eren sf. 444)

 yapış-

Not: Ayrı sözcük olan yaŋşak ("geveze, münasebetsiz") TTü 20. yy başlarına dek kullanıldıktan sonra terk edilmiştir. Yavşak sözüğünün hakaret deyimi olarak kullanımında bu sözcüğün kontaminasyonu söz konusu olabilir.


30.10.2020
yavşak1

<< ETü yaŋşak konuşkan, geveze ETü yaŋşa- konuşmak, gürültü etmek +Uk

yavşan

<< ETü yabçan acı bir ot, artemisia ETü yapış- yapışmak

yavuklu

ETü yaġuk yakın (sıfat), mec. akraba, hısım +lI(g) ETü yak- yaklaşmak, yakınlaşmak +Uk

yavuz

<< ETü yabız/yawız kötü ETü *yab-/*yaw- kötü olmak, kötülük etmek

yay

<< ETü ya a.a.