yas

yarın

<< ETü yarın sabah, gün doğumu, gündüz ETü yaru- ışımak, aydınlanmak +(I)n

yarış|mak

<< ETü yarış- 1. bölüşmek, 2. müsabaka etmek ETü yar- kesmek, karar vermek +Iş-

yarka

Bul yarka piliç, genç tavuk

yarlık

<< ETü yarlıġ/yarlık hüküm, hakan fermanı ≈ Moğ carlig a.a.

yarpuz

<< ETü yarpuz ıtırlı bir ot, nane veya kekik veya mercanköşk

yas

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
yās: al-waḍīˁa wa'l-χusrān [kayıp ve hüsran] (...) yās: al-mawt wa'l-halāk [[ölüm ve helak - Oğuzca. Böylece:]] anıŋ oġlı yas oldı [[onun oğlu öldü]] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
yās: al-ˁazā [eza, üzüntü]

<< ETü yās ölüm, kayıp, hüsran

Benzer sözcükler: yas tutmak, yaslı


05.03.2015
yasa

Moğ yasag kanun Moğ yasa- düzenlemek, kanun koymak

yasa|mak

Moğ yasa- düzenlemek, imal etmek

yasak

Moğ casaḳ/casaġ kanun, özellikle Cengiz Han kanunu

yasal

TTü yasa +Al

yasemin

Fa yāsaman/yāsamīn ياسمن/ياسمين zgüzel kokulu çiçekleri olan bir bitki, jasminum fruticans << OFa yāsmīn/yāsmīk a.a.