yarlık

yarım

<< ETü yarım yarma, yarılmış şeyin her parçası ETü yar- kesme, bölme +Im

yarımada
yarın

<< ETü yarın sabah, gün doğumu, gündüz ETü yaru- ışımak, aydınlanmak +(I)n

yarış|mak

<< ETü yarış- 1. bölüşmek, 2. müsabaka etmek ETü yar- kesmek, karar vermek +Iş-

yarka

Bul yarka piliç, genç tavuk

yarlık

ETü: [ Uygurca Maniheist metinler, <900]
biz teŋri yarlığın adruk kılmas [tanrının buyruğundan ayrı kılmayız] TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
yarlığ: Menşur, ferman.

<< ETü yarlıġ/yarlık hüküm, hakan fermanı <? ETü yar- bölmek +lIk

 yar-

Not: Claus sf. 966, Erdal sf. I.462 başka dilden alıntı ihtimali üzerinde dursalar da, yargı ve yarış gibi, "kesmek, karar vermek, decide" anlamında yar- fiilinden türemiş olması olasılığı gözardı edilemez. • Moğ carliğ "ferman" Türkçeden alıntıdır.


03.10.2017
yarpuz

<< ETü yarpuz ıtırlı bir ot, nane veya kekik veya mercanköşk

yas

<< ETü yās ölüm, kayıp, hüsran

yasa

Moğ yasaġ kanun Moğ yasa- düzenlemek, kanun koymak

yasa|mak

Moğ yasa- düzenlemek, imal etmek

yasak

Moğ yasak/yasaġ kanun, özellikle Cengiz Han kanunu