yargı

yaratık

TTü yarat- +Uk

yarbay

TTü yardımcı albay [abb.]

yarda

İng yard 1. baston, direk, 2. bir uzunluk ölçüsü << Ger

yardakçı

Fa yār-dēh يار ديه zyardım eden, el veren § Fa yār يار zel, kol Fa dādan, dēh- دادن, ديه zvermek

yardım

OTü yarıt- yardım etmek, yarayışlı olmak +Im <? Fa yārī يارى zyardım Fa yār يار z1. el, kol, 2. dost, yardımcı

yargı

KTü: [ Codex Cumanicus, 1303]
jargu jararmen - Alm: ich richte [yargılarım] (...) iudico - jargularmen, jarguladim Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
yarġu: attaque d'un accusateur; contestation, dispute; plainte TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
yarğu يارغو: fasl-ı dava. (...) yarğıcı يارغيجى (...) yarğılamak يارغيلامق.

<< OTü yarğu mahkemelik ihtilaf, niza ETü yar- kesmek, ikiye bölmek +gU

 yar-

Not: Anlam evrimi için karş. Lat decidere "1. yarmak, bıçakla kesmek, 2. hüküm vermek"; Aram פְּסַק pəsaḳh "1. yarmak, 2. yargılamak". • Moğ cargu "yargı, mahkeme" Türkçeden alıntı olabilir.

Benzer sözcükler: önyargı, önyargılı, yargılamak, yargılanmak, yargısız infaz

Bu maddeye gönderenler: yargıç, yargıtay


15.06.2015
yargıç

(≈ TTü yarġucı hakem ) ETü yar- +(g)Iç

yargıtay

TTü yargı +tAy

yarıcı

Fa yārī yardım +çI

yarım

<< ETü yarım yarma, yarılmış şeyin her parçası ETü yar- kesme, bölme +Im

yarımada