yardakçı

yaraş|mak

<< ETü yaraş- birbirine uygun olmak, uyuşmak, anlaşmak ETü yara- uymak +Iş-

yarat|mak

<< ETü yarat- uydurmak, düzenlemek ETü yara- uymak +It-

yaratık

TTü yarat- +Uk

yarbay

TTü yardımcı albay [abb.]

yarda

İng yard 1. baston, direk, 2. bir uzunluk ölçüsü << Ger

yardakçı

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
pādişāh ol meclisüŋ yardehidür [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
yardak: Muavin, yamak. Hokkabaz yardağı.

Fa yār-dēh يار ديه zyardım eden, el veren § Fa yār يار zel, kol Fa dādan, dēh- دادن, ديه zvermek

 yar2, +dan1


22.09.2017
yardım

OTü yarıt- yardım etmek, yarayışlı olmak +Im <? Fa yārī يارى zyardım Fa yār يار z1. el, kol, 2. dost, yardımcı

yargı

<< OTü yarğu mahkeme ~? Moğ cargu a.a.

yargıç

(≈ TTü yarġucı hakem ) ETü yar- +(g)Iç

yargıtay

TTü yargı +tAy

yarıcı

Fa yārī yardım +çI