yarda

yarasa

<< ETü yarsıġu/yarasa yarasa <? ETü yarsı- iğrenmek, tiksinmek +gU

yaraş|mak

<< ETü yaraş- birbirine uygun olmak, uyuşmak, anlaşmak ETü yara- uymak +Iş-

yarat|mak

<< ETü yarat- uydurmak, düzenlemek ETü yara- uymak +It-

yaratık

TTü yarat- +Uk

yarbay

TTü yardımcı albay [abb.]

yarda

[ Dr. Hüseyin Remzi, Lugat-i Ecnebiye ilaveli Lugat-i Osmaniye, 1880]
yarda: Metreden küçük ve arşından büyük bir nevi İngiltere ölçüsü olup elyevm burada bazı dükkân ve mağazalarda kullanılmaktadır.

İng yard 1. baston, direk, 2. bir uzunluk ölçüsü << Ger


08.12.2015
yardakçı

Fa yār-dēh يار ديه zyardım eden, el veren § Fa yār يار zel, kol Fa dādan, dēh- دادن, ديه zvermek

yardım

OTü yarıt- yardım etmek, yarayışlı olmak +Im <? Fa yārī يارى zyardım Fa yār يار z1. el, kol, 2. dost, yardımcı

yargı

<< OTü yarğu mahkemelik ihtilaf, niza ETü yar- kesmek, ikiye bölmek +gU

yargıç

(≈ TTü yarġucı hakem ) ETü yar- +(g)Iç

yargıtay

TTü yargı +tAy