yarat|mak

yarak

<< ETü yarık/yarak donanım, zırh, silah ETü yara- +Uk

yaran

Fa yārān ياران zdost, arkadaş Fa yār يار za.a.

yarar

TTü yara- +()r

yarasa

<< ETü yarsıġu/yarasa yarasa <? ETü yarsı- iğrenmek, tiksinmek +gU

yaraş|mak

<< ETü yaraş- birbirine uygun olmak, uyuşmak, anlaşmak ETü yara- uymak +Iş-

yarat|mak

ETü: "düzenlemek" [ Orhun Yazıtları, 735]
teŋri teg teŋri yaratmış türük bilge kagan [tanrı gibi, tanrıdan olmuş Türk Bilge K.] ETü: "... donatmak" [ Uygurca İyi ve Kötü Prens Öyküsü, <1000]
yétti kün turup kémi yarattı [yedi gün durup gemi donattı] KTü: "... yoktan yaratmak" [ Codex Cumanicus, 1303]
kökni yerni jaratači ... jaratkan TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
yaradıcı: χālık, Creator. (...) yaradan: Creator. TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
yaradılış: Hilkat, cibillet, tabiat, bünye, fıtrat.

<< ETü yarat- uydurmak, düzenlemek ETü yara- uymak +It-

 yara-

Not: Yaradan/yaradılış biçimleri 17.-18. yy'daki /d/ > /t/ ses değişimi öncesinden kalan arkaik biçimler olup özellikle dini bağlamda kullanılırlar.

Benzer sözcükler: yaradan, yaradana sığınmak, yaradılış, yaratan, yaratıcı, yaratıcılık, yaratılmak, yaratılış, yaratım

Bu maddeye gönderenler: yaratık


05.03.2015
yaratık

TTü yarat- +Uk

yarbay

TTü yardımcı albay [abb.]

yarda

İng yard 1. baston, direk, 2. bir uzunluk ölçüsü << Ger

yardakçı

Fa yār-dēh يار ديه zyardım eden, el veren § Fa yār يار zel, kol Fa dādan, dēh- دادن, ديه zvermek

yardım

OTü yarıt- yardım etmek, yarayışlı olmak +Im <? Fa yārī يارى zyardım Fa yār يار z1. el, kol, 2. dost, yardımcı