yara|mak

yaptırım

TTü yaptır- +Im

yar|mak

<< ETü ar-/yar- uzunlamasına kesmek, yarmak ≈ ETü ır-/yır- a.a.

yar1

<< ETü yār dik yamaç

yar2

Fa yār يار zyardımcı, arkadaş, dost << OFa ayār/ayyār/adyavār a.a. ≈ Ave aidyū- yardım << İr *adyāva-bara- yardım-getiren

yara

<< OTü yara ETü yar- kesmek +A

yara|mak

ETü: [ Uyğur Kağan Yazıtı, 759]
yeme yaramatın yaġıḏu ermiş [ve yaramaz düşmanca idiler] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ata tonı oġulka yarasa atasın tilemes [[babanın giysisi oğula uysa babasını istemez - atasözü]] (...) yarandı [[kendini uygun kıldı, uygun göründü]] (...) yaraşdı [[birbiriyle uyuştu]] (...) yarattı [[uydurdu]] KTü: [ Codex Cumanicus, 1303]
abhominabile [hayırsız] - jaramas TTü: [ Ahterî-i Kebir, 1545]
şerr: Zıddül χayr, yaˁni yaramazlık.

<< ETü yara- uymak, yakışmak ETü *yar uygun? yakın? +(g)A-

Not: Karş. Moğ caru- "yararlanmak, kullanmak, istihdam etmek".

Benzer sözcükler: yaramaz, yaramazlık, yaranmak, yarayışlı

Bu maddeye gönderenler: yarak (dalyarak), yarar, yaraş-, yarat- (yaratık)


28.07.2015
yarabbi

Ar yā rabbī يا ربّى zey rabbim

yarak

<< ETü yarık/yarak donanım, zırh, silah ETü yara- +Uk

yaran

Fa yārān ياران zdost, arkadaş Fa yār يار za.a.

yarar

TTü yara- +()r

yarasa

<< ETü yarsıġu/yarasa yarasa <? ETü yarsı- iğrenmek, tiksinmek +gU