yarıcı

yardakçı

Fa yār-dēh يار ديه zyardım eden, el veren § Fa yār يار zel, kol Fa dādan, dēh- دادن, ديه zvermek

yardım

OTü yarıt- yardım etmek, yarayışlı olmak +Im <? Fa yārī يارى zyardım Fa yār يار z1. el, kol, 2. dost, yardımcı

yargı

<< OTü yarğu mahkeme ~? Moğ cargu a.a.

yargıç

(≈ TTü yarġucı hakem ) ETü yar- +(g)Iç

yargıtay

TTü yargı +tAy

yarıcı

OTü: yārīci "yardımcı" [ Borovkov ed., Orta Asya'da Bulunmuş ... Kuran Tefsiri, <1300]
TTü: [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
zīrā kim yārīcisi Allah-durur TTü: [ Türkiye'de Halk Ağızlarından Derleme Sözlüğü, <1960]
yarıcı, yaracu: Tarlayı ekip, ürünün yarısını alan ortak.

Fa yārī yardım +çI

 yardım

Not: Kullanımda yarı sözcüğüyle kontaminasyon görünür; ancak köken itibariyle yarı değil yardım ve yar ile akrabadır.


06.09.2017
yarım

<< ETü yarım yarma, yarılmış şeyin her parçası ETü yar- kesme, bölme +Im

yarımada
yarın

<< ETü yarın sabah, gün doğumu, gündüz ETü yaru- ışımak, aydınlanmak +(I)n

yarış|mak

<< ETü yarış- 1. bölüşmek, 2. müsabaka etmek ETü yar- kesmek, karar vermek +Iş-

yarka

Bul yarka piliç, genç tavuk