yaltak

yalın

<< ETü yalıŋ çıplak ETü yalın- soyunmak, soyulmak +I(g)

yalıt|mak

TTü yalın- soyunmak

yallah

Ar yā-llāh ياالله zya allah

yalnız

<< ETü yalŋuz/yalŋus yalnız ETü yalıŋ a.a. +Uz

yalpa

?

yaltak

TTü: yaldanmak [ Mesud b. Ahmed, Süheyl ü Nevbahar terc., 1354]
yatağında kaplan söze aldanur / ite etmek atıcağız yaldanur TTü: [ Ahmedî, İskendernâme, 1398]
kim ise bī-ḥayā bī-şerm ü yaldak [kim hayasız utanmaz ve dalkavuk ise] / virirler aŋa ṭabl ü kūs ü sancak Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
yaltak: hypocrite, flatteur

<< TTü yaldak kuyruk sallayan, dalkavuk (TTü yaldan- (köpek) kuyruk sallamak +Uk <? TTü yal köpek yemeği )

 yal

Benzer sözcükler: yaltakçı, yaltaklanmak


15.12.2015
yalvaç

<< ETü yalāvaç/yalāvar elçi, haberci

yalvar|mak

<< ETü yalvar- dil dökmek <? ETü yalıġ dil? +(g)Ar-

yama

<< ETü yamaġ yama ETü yama- +I(g)

yama|mak

<< ETü yama- eklemek <<? ETü *yana- +(g)A- ETü yan

yamaç

<< TTü yaŋaç yan, kenar TTü yaŋa-/yana- yanına gelmek veya getirmek, eklemek +Iç