yaldız

yalama

Türkiye Türkçesi yala- "yalamak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +mA ekiyle türetilmi olabilir; ancak bu kesin değildir.

yalan

Eski Türkçe yalġan "iftira, töhmet" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe yalġa- veya yala- "1. yalamak, 2. iftira etmek, dil uzatmak" fiilinden Eski Türkçe +In ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *yalıġ "dil" biçiminden Eski Türkçe +(g)A- ekiyle türetilmiştir.

yalapşap

Bu sözcüğün kökeni belirsizdir.

yalaz

Orta Türkçe yalabız veya yalawız "alev" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Orta Türkçe yalabı- "alevlenmek, parlamak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +Uz ekiyle türetilmiştir.

yalçın

Türkiye Türkçesi yalav veya yalın "parıltı" sözcüğünden Türkiye Türkçesinde +çIn ekiyle türetilmiştir. Türkçe sözcük Türkiye Türkçesi yal- "yanmak, parlamak" sözcüğünden türetilmiştir.

yaldız
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Türkiye Türkçesi: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
yaldız: Deauratio, auratura [altın kaplama]. Bir şeyüŋ yaldızın gidermek. Türkiye Türkçesi: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
yaldız: Umumen yaldırak. Parlak şey, tahsisle altın [veya] gümüş yaldız.

Köken

Eski Türkçe ve Türkiye Türkçesi yulduz "parıltı, yıldız" fiili ile eş kökenlidir.

Daha fazla bilgi için yıldız maddesine bakınız.

Ek açıklama

Yıldız (Eski Türkçe yultuz) sözcüğünden analoji yoluyla türetildiği anlaşılıyor. • TTü "parıldama" ifade eden yalabı-, yalbı-, yalbır-, yaldıra- fiilleri yapıca muğlaktır.

Benzer sözcükler

yaldızlamak


03.08.2015
yalelli

Arapça yā lallī يا للّى z "nakarat sözü, laylom" deyiminden alıntıdır.

yalı

Orta Yunanca yiáli γιάλη z "sahil, deniz kıyısı, özellikle kıyı kumsalı [mod. gialós]" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen aigialós αιγιαλός z sözcüğünden evrilmiştir.

yalım

Orta Türkçe yalın veya yalım "alev, parıltı" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Eski Türkçe yal- "yanmak, parlamak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +In ekiyle türetilmiştir.

yalın

Eski Türkçe yalıŋ "çıplak" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe yalın- "soyunmak, soyulmak" fiilinden Eski Türkçe +I(g) ekiyle türetilmiştir.

yalıt|mak

Türkiye Türkçesi yalın- "soyunmak" fiilinden türetilmiştir.