yalan

yala|mak

Eski Türkçe yalġa- "yalamak" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe yalıġ "dil?" sözcüğünden Eski Türkçe +(g)A- ekiyle türetilmiştir.

yalabık

Türkiye Türkçesi yalabı- "parıldamak, ışımak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +Uk ekiyle türetilmiştir.

yalak

Orta Türkçe yalak "hayvanlar için yeme veya içme çanağı" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Eski Türkçe yalġa- "yalamak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +Uk ekiyle türetilmiştir.

yalaka

Türkiye Türkçesi yalak "yalayan, yalanan" fiilinden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

yalama

Türkiye Türkçesi yala- "yalamak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +mA ekiyle türetilmi olabilir; ancak bu kesin değildir.

yalan
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
yalġan: al-ḳaḏib. yalġan söz, yalġan kişi (...) yala [[iftira, töhmet]], yalaçı [[iftiracı]], ol aŋar oġrı yaladı [[onu hırsızlıkla itham etti]]

Köken

Eski Türkçe yalġan "iftira, töhmet" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe yalġa- veya yala- "1. yalamak, 2. iftira etmek, dil uzatmak" fiilinden Eski Türkçe +In ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *yalıġ "dil" biçiminden Eski Türkçe +(g)A- ekiyle türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için yala- maddesine bakınız.

Ek açıklama

Moğolca cali "yalan" eşkökenlidir. "Dil" (organ adı) ile "kötü söz söylemek, dille yaralamak" eylemi arasındaki kavramsal ilişki birçok dilde mevcuttur. Karş. lisan.

Benzer sözcükler

yalan dolan, yalancı, yalancıktan, yalankoz, yalanlamak, yalansız


04.10.2017
yalapşap

Bu sözcüğün kökeni belirsizdir.

yalaz

Orta Türkçe yalabız veya yalawız "alev" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Orta Türkçe yalabı- "alevlenmek, parlamak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +Uz ekiyle türetilmiştir.

yalçın

Türkiye Türkçesi yalav veya yalın "parıltı" sözcüğünden Türkiye Türkçesinde +çIn ekiyle türetilmiştir. Türkçe sözcük Türkiye Türkçesi yal- "yanmak, parlamak" sözcüğünden türetilmiştir.

yaldız

Eski Türkçe ve Türkiye Türkçesi yulduz "parıltı, yıldız" fiili ile eş kökenlidir.

yalelli

Arapça yā lallī يا للّى z "nakarat sözü, laylom" deyiminden alıntıdır.