yalaka

yakut

Ar yāḳūt ياقوت z [#yḳt] kırmızı renkli değerli bir taş, yakut (≈ OFa yākand a.a. ≈ Aram yāḳund/yākand יקנדא za.a. ≈ EYun ʰyákinthos ὑάκινθος za.a. )

yal

?

yala|mak

<< ETü yalġa- yalamak ETü yalıġ dil? +(g)A-

yalabık

TTü yalabı- parıldamak, ışımak +Uk

yalak

<< OTü yalak hayvanlar için yeme veya içme çanağı ETü yalġa- yalamak +Uk

yalaka

TTü: [ Türkiye'de Halk Ağızlarından Derleme Sözlüğü, <1960]
yalak, yalaka, yalakçı, yaldakçı, yalamık vs.: Geveze, boşboğaz, sırnaşık, dalkavuk, asalak, arsız... TTü: [ Milliyet - gazete, 1956]
piliç meraklısı sağır bir zanpara ile yalaka karısı

<? TTü yalak yalayan, yalanan

 yala-

Not: +A ekinin işlevi anlaşılamadı.


06.09.2017
yalama

<? TTü yala- yalamak +mA

yalan

<< ETü yalġan iftira, töhmet ETü yalġa-/yala- 1. yalamak, 2. iftira etmek, dil uzatmak +In ETü *yalıġ dil +(g)A-

yalapşap

?

yalaz

<< OTü yalabız/yalawız alev OTü yalabı- alevlenmek, parlamak +Uz

yalçın

TTü yalav/yalın parıltı +çIn TTü yal- yanmak, parlamak