yalak

yaklaşık
yakut

Ar yāḳūt ياقوت z [#yḳt] kırmızı renkli değerli bir taş, yakut (≈ OFa yākand a.a. ≈ Aram yāḳund/yākand יקנדא za.a. ≈ EYun ʰyákinthos ὑάκινθος za.a. )

yal

?

yala|mak

<< ETü yalġa- yalamak ETü yalıġ dil? +(g)A-

yalabık

TTü yalabı- parıldamak, ışımak +Uk

yalak

KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
yalak: al-milˁaḳa li'l-kalb [köpeğin yemek kabı, lit. "yalama kaşığı"]

<< OTü yalak hayvanlar için yeme veya içme çanağı ETü yalġa- yalamak +Uk

 yala-

Not: ETü yulak "küçük çeşme, pınarcık" ile bağdaştırılması zorlamadır.


07.05.2015
yalaka

<? TTü yalak yalayan, yalanan

yalama

<? TTü yala- yalamak +mA

yalan

<< ETü yalġan iftira, töhmet ETü yalġa-/yala- 1. yalamak, 2. iftira etmek, dil uzatmak +In ETü *yalıġ dil +(g)A-

yalapşap

?

yalaz

<< OTü yalabız/yalawız alev OTü yalabı- alevlenmek, parlamak +Uz